29 Mart 2008 Cumartesi

Goddess of Ubisoft

Jade Raymond, her erkeğin rüyalarını süsleyebilecek biri, güzel, akıllı ve bilgisayar oyunları oynuyor! Hatta öyle bir pozisyonda ki sizin oynamanızı teşvik bile edebilir. Son olarak Assasin's Creed oyununun prodüktörlüğünü yapan Jade 28 Ağustos 1979 (çiçek yollayın diye söylüyorum) Montreal, Kanada doğumlu. Bilgisayar oyunları yapmak için bilgisayar eğitimi almış, evet ilgisi doğrudan oyunlarmış. Bağımlısı olduğu ilk online oyunu Everquest olarak açıklayan, takma ismini kendine saklamayı tercih eden Jade'in favori oyun platformları ise Xbox 360 ile PSP. Everquest çıktığında 3 ay boyunca, günde 10 saat oynamış. En sevdiği oyunların başında Resident Evil 4 gelen Jade'in Prince of Persia Sands of Time ve Tekken 3 de favorileri arasında yeralıyor. Maymunlar, tuhaf Japon isimleri ve zombiler barındıran oyunlar ise onun zayıf noktasını oluşturuyor (ben de bir yakınlık hissediyordum zaten). Bahsetmişken favori ilk 5 filmi Hero, Evil Dead 2, Magnificent Seven, Raiders of the Lost Ark, Professional, ilk 5 tv dizisi ise Lost, Alias, 24, Aqua Teen Hunger Force ve Six Feet Under. Tanrıça değildir de nedir, söyler misiniz?

Birçok "kod kırmızı", "kod yeşil" anonsu yaparak ve personelin çağrı cihazlarına mesajlar yollayarak ilk çalışma deneyimini bir hastanenin santralinde kazanmış. Okulunu bitirdikten sonra ise önce Sony'de ilk araştırma geliştirme takımını kurarak, ardından da EA'da çalışmış. Sims Online'ın arkasında meğer kendisi bulunuyormuş. New York ve San Francisco'da 7 yıl çalıştıktan sonra (kaç yaşında oluyor bunlar diye sorarlar adama), oyunlar yapmak için memleketi Montreal'e taşınıp Ubisoft'ta çalışmaya başlamış.

- İndirmeyin beni aşağıya, fena yaparım!

Gelelim Assasin's Creed'e, 1191 yılında 3. Haçlı Seferi sonrasında Kudüs'de kutsal toprakların bütünlüğü tehdit altındadır, kahramanımız Altair ise her iki tarafta pürüzleri temizleyerek (!) geleceği etkileyecek güçler dengesinin bozulmasını önlemeye çalışmaktadır. Şam, Kudüs ve Akr'dan oluşan çok büyük bir alanda serbestçe dolaşmanıza imkan veren oyun, ekibin yaratıcı yöneticisi Patrice Desilets'in okuduğu bir kitaptan esinlenmesi ile ortaya çıkmış. Wladimir Bartol'un kaleme aldığı tarihi roman Hasan Sabbah'ın, Alamut Kalesi'nin, fedailerinin ve cennet bahçelerinin konu alındığı "Fedailerin Kalesi Alamut" (kartal yuvası) adlı kitap, Yurt Kitap Yayınlarından, 1998 tarihinde ülkemizde de yayınlanmış.

7 kişi ile başlayıp ve 150 kişilik bir kadroyla tamamlanan ve Jade Raymond'ın prodüktörlüğü ile gerçekleşen bu yeni nesil FPS'nin içerdiği yenilikler arasında çok yönlü yol alma, yeni yapay zeka ve diğer karakterler ve mekan ile etkileşimi sayabiliriz. Kaçış veya kovalama rotanızı belirlemek için hakim bir noktaya tırmanabilir, bu planınızı uygularken mimari öğelerden etkileşimli biçimde yararlanabilirsiniz. Pazar yerinde omuzlarına çarparak, sırtlarından iterek ilerlediğiniz insanların tepkileri, yüz hareketlerinin birbirlerinden farklı ve detaylı olduğunu göreceksiniz, ayrıca halkın çevrelerinde olan diğer olaylara da tepkileri de çeşitli. Kavga-dövüş sahnelerinde adam alma metodu da geliştirilmiş, taktik hareketleriniz yaratıcılığınız ile sınırlandırılmış. Tabi bütün bunları deneyimlemeniz için güçlü bir sisteme (tavsiye edilen sistem, 3 GB ram, core duo işlemci, ATI HD2900, Nvidia GeForce 8800 serisi veya daha iyi grafik kartı) ihtiyacınız olacak. Grafikleri ve oyun türüne kattıkları ile göz dolduran Assasin's Creed adından oldukça sözettirecek gibi... Oyunun fragmanına buradan ulaşabilirsiniz (meraklısına, fragmandaki parça Unkle, Lonely Soul), videonun oyun içi grafikler olduğunu belirtmek isterim, ayrıca bu macerayı Jade Raymond'ın "heyecanlı" anlatımıyla izlemek için buraya, Ubidays'07 röportajı için buraya bakabilir, Jade bana Fransızca konuş derseniz bu iki linkten faydalanabilirsiniz, hmmm c'est si bon...

21 Mart 2008 Cuma

Kraliyet Hava Kuvvetleri bizi kucaklıyor

Sınırsız kariyer olanakları, yılda 16.000£-34.000£ maaş (rahipler pilotlardan çok maaş alıyor), dünyanın her yerinden arkadaşlar edinme ve sonrasında bir hava saldırısı çağırarak onları parçalara ayırma, iyi yemek, güzel kışlalarda sert yataklar...

Linki takip ederseniz size uygun pozisyonu bulmak için güzel oyunlar var. Ben "battlefield intelligence" oyununda hangi binanın ne olduğunu bulup uçaklara dümdüz ettirdim. Girin içinizdeki taktik canavarını sahaya salın...

20 Mart 2008 Perşembe

Savaş alanı: Dünya

Yüksek yörüngeden bir arıza ile dünyaya uzay gemisi düşen, yağmurda gece görüş dürbünleri ile kamyonlardan askerlerin indiği, telsiz konuşmalarına parazitlerin cevap verdiği, mazgal ve tel örgülerden salyamsı yapış- kan sıvıların aktığı, dış uzaydan ziyaretçiler barın- dıran, en sevdiğiniz film temalarından birinin sinirleri- nizi geren ritimleri ile coştuğunuz, omuz topunun lazer işaretleyicisinin nerede duracağını merakla beklediğiniz, titrek dudaklarından sular dökülen, ikincil ağzı ile nice kafalar deşen avın (!) nereden ne şekilde çıkacağını kestiremediğiniz, çirkin suratını örten maskesinin ardında iyi bir avcının (!) olduğunu bildiğiniz, küçük bir Amerikan kasabasının yaratıklarca kuşatıldığı bir film ne kadar kötü olabilir? Dizi oyuncularından kotarılmış oyuncu kadrosuna, son dönemin iş yapan, ses getiren filmlerinin (Babel, 300, Invasion, Shooter, X-Men vb.) teknik ekibinde görev yapmış iki kardeş (1, 2) ilk uzun metraj sinema prodüksüyonun yönetmenliğini yapıyor olsa da, bu film imdb'den 5,2 puan (bunca yeniyetme oyuna rağmen) almış olsa da, Ripley, Dallas, Onbaşı Hicks ve niceleri hatırına, Albay Dutch, Teğmen Harrigan hürmetine seyredilir.

"Strauss Biraderler" fenomeninin doğum müjdesini bu ilk filmden vermek pek mümkün değil ama teknik yeterlilikleri ve ağabeylerinin filmlerine yaptıkları göndermeler içimizdeki umut ışığını saklı tutmamızı sağlıyor.

AVPR, Alien vs. Predator Requiem, sessiz sedasız bu seride yerini alan filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

Uzayda hiçkimse çığlığınızı duymaz, dünyada sorun olmaz...

Lara Croft'u takdimimdir...

Yukarıdaki fotoğrafta şu anki Karima Adebibe de (2006-..., ortada) dahil olmak üzere geçmiş yılların Lady Croft'ları bir arada yeralıyor, Nell Mcandrew (1998-2000), Lara Weber (1999-2000), Lucy Clarkson (2000-2002) ve Jill De Jong (2002-2004). Aralarında Nip/Tuck'ın unutulmaz güzeli Rhona Mitra'nın da bulunduğu geçmiş leydileri burada sevgiyle hatırlıyoruz.

Oynanabilirliği, hikaye akışı, mekanları, müzikleri, alet-edevatları, akrobatik hareketleri ve en çok da yeni kahraman yaklaşımı ile Tomb Raider'lar son 12 yıldır hayatımızda ve güzelliğinden hiçbirşey yitirmeyen hazine avcısı leydimiz Karima Adebibe ile geleceğe uzanıyor. Oyun dünyasında ve kalbimizde ayrı yeri olan Tomb Raider ve kahramanı Lara Croft sanırım en güzel yüzünü Adebibe ile (Angelina alınmasın!) buldu. Alien vs. Predator'da tanrılara kurban edilişini hüzünle izlediğimiz Adebibe, 14 Şubat 1985 Londra doğumlu, Faslı, Yunan ve İrlandalı atalara sahip, Lara Croft olarak seçildiğinde Doğu Avrupa'da yarı otomatik ateşli silahlar, SAS hayatta kalma, hızlı bir dünya arkeolojisi, davranış ve güzel konuşma kursları da almış.

Çizgi romanları yayınlanan (1, 2, 3), filmleri (1, 2) çekilen bu kahraman güzel kimbilir hangi maceralara sürükleyecek bizi...

17 Mart 2008 Pazartesi

Gerilla aktiviteniz için

Gerilla posta ile kullan-at posta hesabınızı güvenle operasyonlarınızda kullanabilirsiniz! Bu 15 dakikada kendini imha eden e-posta hesabı kayıt zorunluluğu olan sitelerden aktivasyon kodu almanızı, indirme yapmanızı, şifre almanızı sağlayacak ve siz de operasyonunuza gizlilik içinde devam edeceksiniz!

3. geleneksel kızını savaşa getir günü

16 Mart 2008 Pazar

Jake ve Amir'i tanır mısınız?

Şimdi tanıdınız... Ama onlardan önce Chad Vader'ı tanımanız gerekirdi, beni son kez hayalkırıklığına uğratıyorsunuz!


Chad Vader bölüm 1

Chad Vader'in maceralarının devamına buyurun...

Not: YouTube gene (!) kapalı olduğundan linkler düzenlenerek tekrar yayınlanmıştır.

14 Mart 2008 Cuma

Sarah Connor günlükleri sezon 1 bölüm 9

The Sarah Connor Chronicles 9'ncu bölümden bir sahne.

Hakkını vermek için bütün gün oynamak lazım, yoksa 20 dakikaya 6 dolar verilmez :)

Indy'nin kamçısı açık arttırmada...

Pugliese Pop Kültürü Koleksiyonu kimileri tarafından 20'nci yüzyıla odaklanmış en iyi parçalara sahip olan bir koleksiyon olarak gösteriliyor. Koleksiyona dahil 850 parça arasında Al Pacino'nun Scarface'de kullandığı Uzi 9 mm sub-machine gun (henüz fiyatı belirlenmemiş), meşhur Malta Şahini (500.000$ - 800.000$), Indiana Jones'un kamçısı (50.000$ - 75.000$), Michael J. Fox'un Back to the Future'da giydiği deri ceket (4.000$ - 6.000$), Jack Ruby'in Lee Harvey Oswald'ı vurduğu Colt Cobra revolver (2-3 milyon $), birçok Harry Houdini parçası, Christopher Reeve'in giydiği Superman kostümü (60.000$ - 90.000$) yer almakta. Açık arttırma 15-16 Mart tarihleri arasında Sin City'de Palms Casino Resort'da...

13 Mart 2008 Perşembe

HectorLavoe nerede?


my.loki o anki konumunuzu arkadaşlarınızla favori ortamlarınızda (facebook, jaiku, RSS vb.), hatta blogunuzda paylaşmaınızı wi-fi noktalarından triangulation yaparak (WPS) veya IP'nizden google.maps aracılığı ile sağlayan bir site. HectorLavoe de blogumuzu buna alet etmiş görünüyor ;), artık nerede olduğu yakından takip edeceğiz, an be an buluşma noktasına ilerleyişini izleyeceğiz...


- Hey Hector Eminönü'ndeyken bize Mısır Çarşısı'ndan 2 kg keçi boynuzu kapsana!

john.doe

12 Mart 2008 Çarşamba

Bir kediyle yaşamak...

Gazetede bir fotoğrafa takıldı gözüm... Üç Siyam kedisi. Bir yatakta oturuyorlar, gözlerinde şaşkın bakışlar... ''Sinem’in üç Siyam kedisi öksüz kaldı'' diyor haberde: ''Çok sevdiği kedileri o dönecekmiş gibi yatağında bekliyor...'' Geçen hafta bir cip tarafından ezilen Sinem Yalçın’ın yüzünü her gördüğümde içim burkuluyor. Öyle ışıl ışıl ki... Hayatını bir hayvanla paylaşmamış insana tuhaf gelecektir bu söyleyeceğim ama, Sinem’in yüzünün bana niye bu kadar sıcak geldiğini o haberle anladım. Hayvan sevmek başka bir ortak paydadır çünkü, genellikle de ilk bakışta sezilir. Benim köpek deneyimim yok, hep kedilerim oldu. Şimdi de üç Siyam kedim var tıpkı Sinem gibi. Onun için ‘kediyle yaşamayı’ anlatacağım ben, köpek (ya da başka bir hayvan) sahipleri alınmasın lütfen...

Yazının devamı...

İtalyan güzeli

Alfa Romeo'nun anasayfasını da süslemeye başlayan bu güzel 4.7 lt 450 hp V8 ve 6 speed 'robotik' vites kutusuna sahip ve sadece 500 adet, yetişen alıyor...

Lego'larınızı silahlandırın



Bu arkadaşlar silahsız Lego dünyanıza envayi çeşit silah ve yeni figür eklemek üzerine çalışıyorlar, aralarında colonial marine, james bond, ww2 alman askerleri, haydutlar gibi figürler ve onlarca silah var, Lego'nun günümüzde kaybettiği masumiyeti yanında olmayacak iş değil hatta yerinde bir modifikasyon ;)

7 Mart 2008 Cuma

Tik...tak...tik...tak

Geri sayım devam ediyor. Yorgun argın bekliyoruz siperlerde. Bir savaş alanından çıkıp bu sefer kendi seçtiğimiz (F1 BEYLER!!!) savaş meydanlarımıza intikal için mesaiyi kovalıyoruz.

Duygusal anlar yaşıyorum nick'im ile yapılan yorumları okudukça. Yeni nick için oylama açmak ne kadar yanlış gelse de bana eskisine devam etmem için yapılan tüm dosthane baskılar mutlu ediyor beni. Kim bilir, belki bir akşam, belki de bu akşam eski silah arkadaşlarının yanında yerini alır Fallen yoldaş.

Geçen haftanın o yoğun mücadele ile geçen oyunundan sonra; darısı bu akşama diyorum beyler ve bayan...

6 Mart 2008 Perşembe

Günler sonra...

...Kafamı işlerimden biraz olsun kaldırıp sizlere bir iki kelime bir şeyler yazayım, dertleşelim dedim. Ne kadar oldu bilmiyorum; bana çok uzun geliyor; bir süredir bırakın kafamı kaşımayı, tuvalete bile zor gittim. Bu hafta biraz daha iyiyim ama bu yoğunluk Nisan sonuna kadar sürecek gibi gözüküyor. Aslında geçen haftaya kadar Mart sonunda eski tempoma kavuşurum diye hesaplarken, sevindirici bir gelişme süreyi Nisan sonuna çekti. Detayları Cuma günü konuşuruz.

Tabii, yoğun olmam blog'u takip etmediğim anlamına gelmiyor. Her gelişmeden haberdarım ama geri bildirimde bulunamıyorum. Hadi artık, esir kampıma geri dönmem gerekiyor. Bu kadar mola yeter. Hem biliyorsunuz "Arbeit macht Frei".

Gitmeden bir iki cümle:
*Fallen'ın yeni nickinin Fallen olması konusunda HectorLavoe ile aynı fikirdeyim. Ama kendisi farklı düşünüyor. Fallen, ben sana başka bir nick beğenemiyorum, yakıştıramıyorum, olmuyor. Ama hayat bu; insanın başına herşey geliyor. Sen istiyorsan, yenisine de alışırız. Fallen'ı gönlümüzde yaşatırız.
*JOHN.DOE, GERİ DÖN!!!! Hatta beni de yanında getir.
*Cuma günü umarım sizi görebilirim. Hepinizi çok özledim.

5 Mart 2008 Çarşamba

Gecen cuma gunu oynanan oyuna katkilarindan dolayi orada olan ve burada telaffuz edemeyecegimiz sebeplerden oturu olamayan silah arkadaslarimi Norvec Krali 3. Nediyonsen ve Kapicilar Krali Kemal Sunal adina selamliyorum.

Umarim bu yazimiz biraz ses getirir.

Fallen'in yeni adi Fallen olsun ama Uganda aksaniyla soylensin, fark yaratir.

Utopia'dan yemek tariflerini duzenleyip blog'a eklemesini rica ediyorum. Gercekten faydali olacagini dusunuyorum.

Size bu bayik gunde esenlikler diliyorum. Yardan ses yok, Hector Lavoe kalbimizde yasiyor, ruhunu yad ediyorum.