Sarah Connor'ın güncesi

Bugün ne oldu bilemiyorum ama kendimi durduramıyorum. Buyrun size bir yazı daha...

İkinci sezonunun ortalarına gelmekte olan güzide dizi "Sarah Connor'ın Güncesi"ni tahminimce hepiniz zevkle seyretmektesiniz. Gen. John Connor'ın tanıdığı en iyi savaşçı olan annesi muhterem Sarah Connor hanımefendinin makinelere karşı verdiği mücadeleyi anlatmakta olan bu dizi ilk sezonunun başını biraz tek düze geçirdikten ve sonra Amerikan senaristleri sendikasının da baltalaması ile iyice darbe almış fakat Skynet'in ve komünist senaristlerin tüm çabalarına rağmen sezonu rahmetli Johnny Cash'in müziğinin eşliğinde akıllarda kalacak bir şekilde bitirmiş ve yazın sözleşmesi yenilenmiş, grevin de bitişi ile müteakip gerekli besmeleler çekilerek prodüksiyon yeniden başlamış ve bu sonbaharda torrentlerimizi tekrar şereflendirmiştir.

İkinci sezonun ortalarına vardığımız şu sıralarda bu konu ile birkaç belirleme yapmak ve takdirlerimi dile getirmek istiyorum;

1. Her zaman söylediğim gibi Summer Glau'yu cast eden ekibi büyük saygıyla selamlıyorum. İkinci sezonda bunun seçimlerinin bir tesadüf olmadığını ve gerçekte bir casting ekibinin nasıl olması gerektiğini Shirley Manson'ı da (evet Garbage) kadroya katarak birkez daha ispat ettiler.

2. Geride kalan 20 küsur bölüme bakıldığında, başında bu yapamaz, altından kalkamaz Linda Hamilton'un yerini dolduramaz dedikleri Lena Headey, kanaatimce iyi bir Sarah Connor olmuş. Linda Hamilton'u aratmamış bir anne ve bir savaşçı olan Sarah Connor karakterine araştırmacı özelliğini de çok başarıyla eklemiş.

3. Senaristleri de ayrıca tebrik etmek istiyorum. Başlangıçta kopuk olmakla birlikte, dizinin tonu beklenen distopiyan Terminatör tonuna kimseye farkettirmeden dönmüştür. Ayrıca filmde çok fazla işlenemeyen çeşitli egzistansiyalist, kader ve imanı sorgulayan temalar uygun dozlarda işlemiş ve körü körüne gelişen bir distopya yerine karakterlerinin felsefi motivasyonları olan bir hikaye ortaya çıkmış. Ayrıca bir teknik detayı da şiddetle taktir etmek lazım ki 2.10'uncu bölümde bir bilgisayar sisteminin içeriğini görmek isteyen Sarah Connor pekçok filmde olduğu gibi sisteme bir internet kafeden izinsiz giriş veya çok hızlı bir şekilde bir networkteki tüm bilgileri tırnak boyutundaki bir çipe 15 saniyede kopyalamak gibi mucizeler gerçekleştirmiyor. Bunun yerine kapıdan girip, tüm bilgisayarlardaki harddiskleri söküp bir çantaya koyup eve götürüyor. Bu gerçekçilikten dolayı senaristlere 10 puan vermeyi görev biliyoruz.

Sonuç olarak Sarah Connor Chronicles iyi bir gidişat almış vaziyette ilk başlardaki ezikliğinden ve başarılı bir bilim-kurgu serisinin gölgesinden kurtulmuş ve kendine güvenen bir prodüksiyon haline gelmiş vaziyette, bu da bizi memnun ediyor. Eğer koleksiyonunuzda eksikleriniz varsa ailenizin korsanına başvurun eksiklerinizi tamamlayın. İyi seyirler...


Bu yaz
ar bir Purple Heart madalyası taşımaktadır.

1 yorum:

  1. Kesinlikle katılıyorum zamanla mükemmelleşmiş bi dizi yalnız tam ben sevdiğim her dizi çok kötü bi yerde bitiyor bu da bitecek bu bölümden sonra diye üzülmeye başlamışken çok saçma bişi yaptı 2. sezon 22.bölüm finalde cannor olmasa da direnişin devam edebileceği fikrini verdiler sanırım onun yerine de kyle reese geçti film zaten cannor'ın üzerine o finalden sonra dizi devam etseydi nasıl düzeltirlerdi bilemiyorum çok baştan savma bir finalle bitmişte olsa dizi git gide bağlamıştı kendine. kesinlikle izlenmesi gereken dizilerden..

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.