27 Mart 2009 Cuma

Keyifli Cumalar!

Yıl 1939. Cambaz Leyla Hanım ve saz arkadaşları Bomonti'deki fabrikanın bahçesine kurulu masanın etrafına sıralanmış, önceki gecenin değerlendirmesini yapıyor. Yine 1930'lardayız. Aynı bahçenin bir başka köşesinde, beyaz örtülü tahta masada bir somun ekmek, bir elma ve ortak kullanıma açık bir şişe var. Bardaklar boşalıp boşalıp doluyor ve biralarla birlikte sohbet de köpürüyor. (Newsweek, 12. sayı)

Efes Pilsen'in kuruluşunun 40. yılı nedeniyle Garajİstanbul'da düzenlenen sergi 19 Nisan'a kadar sürecek. "Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Biraya Dair" isimli sergi 23 Nisan - 5 Mayıs arasında Ankara Çağdaş Sanatlar Galerisi, 13 - 31 Mayıs arasında da İzmir, Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde olacak.

Cuma gecesi her nerede iseniz, keyfiniz bol olsun...

26 Mart 2009 Perşembe

Cuma Akşamı Muharebe Planı

Dün gece, ya da bu sabahın erken saatlerinde "CHUCK" seyrederken bir bölümde;

-Chuck, gel buraya.
-Selam.
-N'oldu, kanka?
-Large Mart'ın adamları. Her yerde olabilirler. Bunu görmelerini istemiyorum.
-Ne ki bu?
-Call of Duty'nin muharebe bölümü. Large Mart adileriyle olan son savaşımızdan sonra bunun üstünde çalışmaya başladım. Onları nasıl alt edeceğimizi planladım. Kulak ver. İşte düzenimiz, hazır mısın? 23 piyade eri, 16 pusucu 7 ağır silahlı, 4 imha uzmanı ve Arnold Schwarzenegger'i alt etmeye yetecek kadar cephane. 50 cesur asker, tek sözle savaşmaya hazırlar. Bu ordu ve benim planlarımla sanırım onları yenebiliriz.
-Morgan, benim yeni kahramanımsın.
-Biliyorum.
-Hemen döneceğim.

Chuck ve Morgan arasında bu replik geçtiği zaman yarın (Cuma) akşamı için benim de aklımdan acaba kimler gelecek? Şu, şu, şu gelirse takım şöyle olur, bu bu bu gelirse takım böyle olur, sonra john.doe kardeşiyle mi olacak, yoksa ben gene "umut, ben siz hepiniz" mi diyeceğim diye bir düşünce aldı beni :)

Yarın "masa"da olanlara göre karar verilecek. Tunus'ta kum fırtınası, Mısır'da duman kokusu, Moskova'da dondurucu soğuğun zevkine varırken, belki yine çay ikramı tekrarlanır...

23 Mart 2009 Pazartesi

Bekleyiş

Ağacın dalındaki tomurcuk kırmızı bir elmaya dönüşürken, uykusuz gecenin sonunda şafak atarken, özlem duyduğun sevgi’liye kavuşacakken ya da annenin pişirdiği sıcak bir kase çorbaya kaşığını daldırırken biter bekleyişin. Bu pasif eylem sırasında algıladığın, anladığın, tecrübe ettiğin tüm duygu ve düşüncelerin sana değer katar. Neyi niye yaptığını bilmek, elde edebilmek, sahip olmak, tadını çıkarmak için önce beklemeli...

Beklemeyi öğrendim mi emin değilim ama İFSAK 150. Dönem Proje Grubu olarak başladığımız "Bekleyiş"imiz bitmek üzere... Fotoğraflarımdan bir tanesi 4 Nisan Cumartesi günü saat 16:00'da açılışını yapacağımız fotoğraf sergisinde yer buldu.

Cuma sofrasının ana konularından biri ve görev adamlarının çoğunun tutkusu olan fotoğraf sanatı adına elle tutulur bir şeyler yapmak beni çok sevindiriyor. Daha da sevindirecek olan hepinizi orada görmek...

Not: Görev adamlarından Hector Lavoe'ye özel teşekkürler...

22 Mart 2009 Pazar

Efelere veda

Bir kez daha ispat olmuştur ki bu rakı denen meret şişede durduğu gibi durmuyor. Eskiden halim selim ve adam gibi içmesini bilen adamı, tazmanya canavarına çeviriyor ve tazmanya canavarının yarattığı mal, mülk vb. zararı her geçen gün daha da arttırıyor ve korkuyorum ki bir noktada bu zarar, altından kalkılabilecek boyutları aşacak.

Bu çerçevede masumların korunması açısından radikal tedbirlerin zamanı gelmiştir! Diyoruz ki; "Efelere veda!" ne varsa Efes'te var. Adamlar senelerdir önemli bir Türk ülküsüne hizmet ediyorlar, "Efeler öldü, yaşasın Efes!".

"You can't be a real country unless you have a beer and an airline. It helps if you have some kind of a football team, or some nuclear weapons, but at the very least you need a beer."
Frank Zappa

21 Mart 2009 Cumartesi

İyi ki geldiniz!

Gelenle neşe bulan sofrada bu hafta sevdiğimiz simalarla beraber olmak ve yeni yüzleri tekrar görmekten mutluyduk... "Soframızda" bile demiyor iyelik ekini işe karıştırmıyorum ki sofra kimsenin değil, orada olan sofranındır. Bugün ben, yarın sen başında toplanıp kadehini kadehe ve masaya vurup bir yudum keyif bulursun...

Artık tanınanları olduğumuz yeni mekan, etna cafe'de otomattan sakız alabilmek için 25 kuruş aramak, demli çay ikramı ile ağırlanmak, kapanma saatinin baskısı olmadan oynamak da bu güne ayrı bir tat katmıyor değil.

Dün oyun sefasının üstüne aç olduğumuzu hissedip Moda'ya waffle yemeye Kemal Usta'ya gittiğimizde masada açılan konulardan biri de Japon korku sineması oldu. Bu çerçevede Japon korku unsurlarının kökenleri, masallar, kuzey hikayelerine varan konu rüya ve uyku üzerinde dönen bazı oluşumlara kadar vardı. Uyku anında bilinç, vücuttaki fiziksel değişimlerin etkileri, ağaçtan düşen atalarımız derken göğsümüze oturan çirkin cücelere kadar birçok şey bir çırpıda tüketildi wafflelarla beraber.

48 saatte 2,5 saat uyumanın haliyle yarattığı yorgunluk az da (!) olsa yatağa gitmemi gerektirirken, "uykusuzluğumu" bir Sarah Connor Günlükleri bölümüyle taçlandırmak amacıyla ayaktaydım eve döndüğüm ilk dakikalarda. Saat 02:00. Bölüm aşağıdaki iç ses ile başladı...

...
Büyücülerin saati gece yarısıdır...
...eğer bu tip şeylere inanıyorsanız.
Ve çoğu insan bunu bilmesine rağmen söyleyemez.
Gece yarısı zamanı geldiğinde dünyamızdan geleceğe,...
...bir kapı açılır ve...
...gölge hayaletlerinin karanlık ruhları tarafından ziyaret ediliriz.
Karabasan, şeytan,...
...yaşlı cadı.
Ziyaretçiler birçok farklı adla bilinirler,...
ama her hikaye aynı izleri taşır.
İblisler gece yarısından...
...sonraki yeni günün ilk üç saatinde...
...yalnız ve savunmasız olduğumuz zamanlarda gelirler.
Derin uykuda ve çaresiz, hareket edemediğimiz zaman,...
...bize saldırırlar, sıkıştırırlar, boğarlar.
Bizim için en değerli olanı alırlar.
Hayatlarımızı, aşkımızı, aklımızı,...
...uykumuzu.
Eğer bu tip şeylere inanıyorsanız.
...

Ve bir bölüme daha gücüm kalmadığını düşünüp, uyudum...

Hayat rastlantılar bütünüdür.

19 Mart 2009 Perşembe

Silk Spectre

"Bu filmin çekiminde hiçbir 'nerd'e zarar verilmemiştir!"

Kayak merkezinde tuvalete girmek

Enki Bilal İstanbul'da

"Yugoslav" asıllı Fransız çizer, yönetmen Enki Bilal'in eserleri 28 Mart - 14 Haziran 2009 tarihleri arasında Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’na konuk oluyor. Uzun yıllar önce Heavy Metal dergisi ile tanıştığım Bilal'in romanları, filmleri ile yarattığı dünyaları seviyor ve özgün çizimlerini çıplak gözle görmek istiyorsanız bu İstanbul'u ilk ziyaretini kaçırmayın derim.



12 Mart 2009 Perşembe

3. elma kimde?

Twilight romanının kapağı

Aşk-ı Memnu dizisinin görsellerinden biri

Bu kadar mı yaratıcılıktan, akıldan uzak bizim "yaratıcı" organlarımız, İş Bankası'nın son reklamını da görünce bu sözümü hatırlayacaksınız!

10 Mart 2009 Salı

Kissing Game



Memleketimin güzide gençlerinin de acilen oynamaya başlaması gereken pek basit ve "ıslak" capon buluşu.

7 Mart 2009 Cumartesi

Kuş izleme

Burada twitter'ı kullanan ünlü, televizyon dizisi, medya unsuru ve şirket gibi birçok tanınmış toplu halde yer almakta. Twitter'ı kullanarak başkan seçilenleri de gördük, belki siz de bu kuşlara kulak verirsiniz...

Şehir kamuflajı

Şehirde kamuflaj böyle birşey olmalı!

Kızdırmayın şu adamı!


Sanırım şurada dönen hikayenin nasıl birşey olduğunu, Amerika'daki gösteri dünyasının sahneyle, perdeyle, sohbet programları ile sınırlı olmadığını herşeyin bir gösteri ve pazarlama olduğunu yukarıdaki video anlatır. Her programını Matt Damon'dan "zaman kalmadı" diye özür dileyerek kapatan adamın, oyuncuyu programına konukettiğinde bir kelime söyletmeden "zamanımız bitti!" diyerek küplere bindirmesi de bunun bir parçasıdır, eski sevgilisi ile yapılan video da, onun verdiği video karşılık da vs. vs.. Sanırım bizim gösteri dünyamız bunu farklı algılıyor... Masada yarım kalmıştı da ;) Bu arada karşılık videosundaki kurye Brad Pitt ve Meat Loaf yaşıyor.

5 Mart 2009 Perşembe

Umut mu?

Yeni bir umut kaynağımız var! Bu robot bozması da nereden çıktı?



Yoksa "Turk" Çin'den mi doğuyor dedirtecek şu habere bakın; saniyede 4 trilyon işlem yapan masaüstü bilgisayar "Yitian" Çinli üretici Inspur Group tarafından tanıtıldı. Normal bir bilgisayar boyutlarındaki bu bilgisayar 40 IBM sunucusunun yaptığı işlem gününe sahip ve satış fiyatı 7300 Dolar.

Sulu kola

Ya geçerse?

Son zamanlarda güzide "fast-food" lokantalarımızdan birinde kola içme gafletinde bulundumuz mu acaba? Hani zaten kötü olan o kolayı... Şimdi daha da kötü olarak içme şansına sahipsiniz! Öyle bir su-kola özütü (!) karışımı içiyorsunuz ki şaşarsınız. Sanırım Türk milletini obeziteden korumak için bir yöntem bu, 19/20 oranında su barındıran içecek kalori olarak ancak gene su ile yarışabilir. Ve maliyet yönetimi tarafından ekonomik krizle...

Bu sulu kola bana krizle beraber hacmi azalan başka bir tüketim ürününü hatırlattı, toz deterjan. Neden derseniz onlar da krizle beraber birden 'konsantre' oldular. Yani 2,5 Kg. olan paketleri 1,5 Kg. oldu ve aynı miktarda çamaşır yıkadığı iddiası ile satılıyorlar. Çevre kaygısına krizle bir mi düştü bu deterjan üreticileri bilmiyorum, diyelim ki denk geldi hangi deterjan kullanıcısı ('kadın' diyerek ayrımcılık yapmadan) harcama miktarını azalttı buna paralel merak ediyorum. "Bu kadar şey temizlemez!" diyerek ellerinin ölçüsü neye alıştı ise kullandılar, kullanıyorlar. Paketlerin üzerindeki tavsiyelere bakarsanız eskiden de bir bardak (yaklaşık 200 cc.) olan normal kirli yıkama miktarına yakın, nasıl 1,5 Kg. ile aynı miktarda yıkama yapılıyor peki? Evde çamaşırı kimin yıkadığı çıktı ortaya :)

Acaba küçülen banknotlar da benzer mantıkla kriz tedbiri olabilir mi? Küçük boyutta olan çabuk bozdurulur, bozdurunca harcanır...

Vasatlık felsefesi

Dilbert.com
Bazı iş arkadaşlarımın varlıkları ve benimle aynı yerde çalışıyor olmaları ve kendilerine mühendis denmesi, içimdeki mühendise bir hakarettir.

4 Mart 2009 Çarşamba

Fizy

Müzik ve videonun google'ı olmaya aday Türk yapımı bir arama motoru. Hızı ve sonuçları ile sizi şaşırtabilir!

Plastik Çorbası

Pasifik Okyanusun'da boyu 500 deniz miline ulaşan ve tonlarca atık barındıran bir plastik kıtası var. Kıta demekte bir yanlış olmadığı aşikar çünkü yüzey boyutu itibariyle Amerika kıtasına yakın olan bu çöp çorbası akıntılar ile bir araya toplanmış yüzer bir kütle. Doğu ve batı olarak iki ana grupta yer alan bu atık kıtası gemiler, petrol platformları ve karadan atılan aklınıza gelecek her türlü yüzer nesneyi barındırıyor.

Kirliliğinin %90'ını oluşturan plastik, tespitlere göre her mil karede 46.000 parça halinde denizlerde yüzüyor. Her yıl denizlere dökülen yüzlerce ton atık sadece denizleri kirletmekle kalmıyor, besin zincirinde değişiklere yol açarak bütün ekosistemi etkiliyor, gözden uzak olan akıldan da uzak kalıyor...

1 Mart 2009 Pazar

Güzelim Türkiye!

<a href="http://www.joost.com/124r13y/t/Julie-Henderson-SI-Swimsuit">Julie Henderson- SI Swimsuit</a>

Bar Refaeli'nin kapak olduğu Sports Illustrated dergisinin mayo sayısı çekimlerinin bir kısmı Kapadokya'da tamamlanmış. Julie Henderson'ı çekimler sırasında gördüğünüz videonun devamını buradan izleyebilir, bu arada Joost'la da tanışma fırsatı bulabilirsiniz. Ama çayımızı içmiş Lucia'yı, Napoli'de aslanlarla izinsiz boğuşan Irina'yı ve kapak olan İsrail güzeli Bar'ı izlemeden geçmeyin derim.

Eskiden uygulama çekip ulaşılan Joost "browser" tabanlı yayına geçeli çok olmadı, maalesef bölgesel kısıtlamalara gidilmiş hulu gibi ancak beğeneceğiniz kanallar olabileceğini sanıyorum.