30 Nisan 2010 Cuma

Cuma'ya müzik


Cuma'ya müziğimiz eksik olmasın. Fransız yönetmen Romain-Gavras'tan, Justice-Stress ve M.I.A-Born Free gibi şiddet içeren kliplerine göre yumuşak bir video, The Last Shadow Puppets, The Age Of The Understatement...

17 Nisan 2010 Cumartesi

Ucuz yollu 3 boyut

3 boyutlu filmlerin tekrar moda olduğu, yeni teknolojilerin ve ürünlerin hızla geliştirildiği günümüzde bu ürünlerin pek ucuz olmadığını veya 3'ncü boyut algısı için kartondan da olsa bir gözlüğe ihtiyacınız olduğunu bilirsiniz.

3'ncü boyut görüntüleme illa bir ekipman gerektirir mi peki? Stereogramlara, bizdeki yaygın adı ile şaşı bak şaşır resimlere gözleri terbiyeli olanlar aşağıdaki fotoğrafları hatırlayacakları bu teknik ile görmeye çalışırlarsa başarılı olacaklarını söyleyebilirim, işte size en ucuz yollu 3 boyutlu fotoğraf deneyimi...

Birinci kolay örnekle gözlerinize hatırlattığınız yeteneği kullanacağınız biri eski olmak üzere iki stereografik fotoğraf daha...


16 Nisan 2010 Cuma

Cuma zaman atlatır

Sean Stiegemeier'in dünyanın dört bir yanından, bir yıllık çalışma sonucu çektiği zaman atlamalı fotoğraflar, Stomacher'in parçasında görev bulmuş... Bahara, müziğe, dünyaya uyanan bir günde... Hepinize iyi Cumalar!

Havada neler oluyor?

Atatürk Havalimanı trafik kontrol ile uçaklar arasında yaşanan telsiz görüşmeleri, uçakların harita üzerindeki konumlarını, hava radarını ve iniş-kalkış tablosunu takip edebileceğiniz bir site, ISTstatus.

Haritadaki uçakların üzerine tıklayarak rota, hız, yükseklik, koordinat bilgilerinin yanısıra, uçağın kayıt numarası, model ve son uçuş bilgilerine de ulaşmanız mümkün. Bağımlılık yapıcı!

Derhal koç yumurtası yedirile...

Dediğini duyar gibiyim Lucas'ın. Sonra bulutlar aralanır ve James Earl Jones belirir, yemişi var...

Evimiz: Soluk mavi nokta


1977'de fırlatılan Voyager 1 uzay aracının 6.000.000.000 kilometre uzaktan çekerek, 14 Şubat 1990'da ulaştırdığı görüntülerin başında yer alan fotoğrafın adıdır; soluk mavi nokta.

1980'lerde TRT'den izlediğimiz, 13 bölümlük Cosmos belgeselinin yazarı ve sunucusu olarak kalbimizde yer eden Pulitzer Ödüllü, astronom-yazar Carl Sagan'ın bu fotoğraf üzerine yazdığı kitabı Soluk Mavi Nokta'dan bir bölümü kendi sesinden dinlediğimiz bu video sinemadan bildik karelerle kurgulanmış...

Seyreden herkesin, Dünya'nın daha iyi bir yer olması için daha çok çaba sarfedeceğine inandığım bir eser. Aksi için sebebimiz var mı?

Türkçe altyazılı olarak bu kurgusunu bulamadım, fakat altyazılı olarak aşağıdaki videoyu izleyebilir, İngilizce tam metni de devamında bulabilirsiniz...



The spacecraft was a long way from home.

I thought it would be a good idea, just after Saturn, to have them take one last glance homeward. From Saturn, the Earth would appear too small for Voyager to make out any detail. Our planet would be just a point of light, a lonely pixel hardly distinguishable from the other points of light Voyager would see: nearby planets, far off suns. But precisely because of the obscurity of our world thus revealed, such a picture might be worth having.

It had been well understood by the scientists and philosophers of classical antiquity that the Earth was a mere point in a vast, encompassing cosmos—but no one had ever seen it as such. Here was our first chance, and perhaps also our last for decades to come.

So, here they are: a mosaic of squares laid down on top of the planets in a background smattering of more distant stars. Because of the reflection of sunlight off the spacecraft, the Earth seems to be sitting in a beam of light, as if there were some special significance to this small world; but it's just an accident of geometry and optics. There is no sign of humans in this picture: not our reworking of the Earth's surface; not our machines; not ourselves. From this vantage point, our obsession with nationalisms is nowhere in evidence. We are too small. On the scale of worlds, humans are inconsequential: a thin film of life on an obscure and solitary lump of rock and metal.

Consider again that dot. That's here. That's home. That's us. On it, everyone you love, everyone you know, everyone you've ever heard of, every human being who ever was lived out their lives. The aggregate of all our joys and sufferings; thousands of confident religions, ideologies and economic doctrines; every hunter and forager; every hero and coward; every creator and destroyer of civilizations; every king and peasant, every young couple in love; every mother and father; hopeful child; inventor and explorer; every teacher of morals; every corrupt politician; every supreme leader; every superstar; every saint and sinner in the history of our species, lived there—on a mote of dust suspended in a sunbeam.

The Earth is a very small stage in a vast cosmic arena.

Think of the endless cruelties visited by the inhabitants of one corner of this pixel on the scarcely distinguishable inhabitants of some other corner. How frequent their misunderstandings; how eager they are to kill one another; how fervent their hatreds. Think of the rivers of blood spilled by all those generals and emperors so that in glory and triumph they could become the momentary masters of a fraction of a dot. Our posturings, our imagined self-importance, the delusion that we have some privileged position in the universe, are challenged by this point of pale light.

Our planet is a lonely speck in the great enveloping cosmic dark. In our obscurity—in all this vastness—there is no hint that help will come from elsewhere to save us from ourselves. Like it or not, for the moment, the Earth is where we make our stand.

It has been said that astronomy is a humbling and character-building experience. There is perhaps no better demonstration of the folly of human conceits than this distant image of our tiny world. It underscores our responsibility to deal more kindly with one another, and to preserve and cherish the only home we've ever known.

The pale blue dot.

11 Nisan 2010 Pazar

Adına layık bir film

Son yılların bildiğiniz bütün aksiyon oyuncularının aynı filmde buluştuğunu düşünün; Bruce Willis'ten Jason Statham'a, Slyvester Stallone'dan Arnold Schwarzeneger'e, Mickey Rourke'dan Jet Li'ye, Dolph Lundgren'den Robert Patrick'e, geçtiğimiz 30 yıla imzasını atmış "usta" oyuncular... Bir de o filmi aralarından birinin, Slyvester Stallone'nin yönettiğini... O film kesinlikle gözden çıkarılabilir!

8 Nisan 2010 Perşembe

Görülmemiş Star Trek kareleri

"Hakiki" Star Trek televizyon dizisinden görülmemiş kamera arkası fotoğrafları...

Kapak kızı #7

Bundan 15 sene evvel 3B (3 boyutlu, sizin 3D dediğinizden) ekran kartım olduğundan yeniden canlanan 3. boyut hareketine temcit pilavı gözüyle baktığımı dile getirmeliyim. Yeni bir icatmış gibi dört bir koldan geliştirilen ürünler ve oluşturulmaya çalışılan "yeni" pazar aslında döneminde tutmayan, donanımı olsa da üzerinde çalışacak uygulama açığından rafa kaldırılan bir teknolojinin reenkarne durumudur. Hal böyle olunca DVD çalarının yerine Blue Ray çalar alan "bilge" de bu yeni ürünlerin yolunu gözler, durur...

Konuyu bu kadar dağıttıktan sonra hızlı bir toparlama ile özüne dönelim işin; Jacques Dequeker'in (Helvetica güzeli sitesine hayran olmamak olası değil), Isabeli Fontana fotoğrafları stereoskopik görüntüleme teknolojisi ile Vouge* Meksika Nisan sayısında yayınlanan aşağıdaki fotoğrafları sunuyor.

Hali hazırda bu tür anaglif resimleri görebileceğiniz kırmızı-mavi camlı gözlüğünüz yok ise yeni dalga 3B ürünlerden bahsetmeyin bile kimseye veya gidip o ürünleri alın piyasaya çıktıklarında, sessizce.

*Vouge [vöög]; hasatın en iyisinin toplandığı yerdir malumunuz.

2 Nisan 2010 Cuma

Simo Häyhä

Pek çok kaynağa göre tarihin en iyi keskin nişancısı. 1905 yılında Finlandiya'da doğan Simo Häyhä aslen çiftçi ve avcıdır. Beyaz ölüm adı takılmış olan Simo Häyhä resmi kaynaklara göre savaşta 505 Rus askerini öldürmüştür. Bütün atışlarını -20,-40 derece sıcaklıklarda ve beyaz kamuflaj ile yapan Häyhä genellikle Mosin Nagant tüfeği kullanmıştır.
1940 yılında yakın mesafeden vurulan ve neredeyse kafasının yarısı parçalanan Simo Häyhä için Finli doktorlar yoğun çaba gösterip kendisini yaşatmayı başarmışlar.