28 Ekim 2010 Perşembe

Büyük Yıldız

Daha önce burada bu tarz bir paylaşım yapıldı mı pek hatırlamıyorum. İlgi alanlarımıza ithaf edilen blogumuzda Türkiye'de büyük çoğunluğun ortak ilgisi olan futbol ile ilgili okumuş olduğum bu yazıyı paylaşmak aslında çok da ters olmamalı...

Bugün metrobüsle işe gelirken okuduğum, okurken de zaman zaman buğulanan gözlerim nedeniyle zorlandığım yazıyı liseden büyüğüm olan Ali Ece kaleme almış. Lisedeyken adından sıkça söz ettiren ve kendisinden "arıza" diye bahsedilen şahsiyetlerden biriydi... Arada bir Kadıköy'de rastlaştığımız, selamlaştığımız bu "abi"nin ilerleyen yıllarda spor yazarlığı yapmış olması ve farklı kişiliğini bu mecrada da bol bol göstermesi beni hiç şaşırtmadı. Belki Beşiktaşlı ve çocukluğumdan beri Sergen hayranı olmam bu yazıyı okurken beni gereğinden fazla duygulandırmış olabilir, ama yorumu sizlere bırakıyorum.

İşte o enfes yazı...

16 Ekim 2010 Cumartesi

Evrim

Gene bir listeye sondan da olsa girmeyi başarmışız! UNESCO'un Darwin yılı ilan ettiği 2009'da, Darwin'in 200'üncü doğum yıldönümü sebebiyle hazırlanan, Bilim ve Teknik dergisinin Mart sayısı kapağının sansüre uğraması bu yeri hakettiğimizin delili gibi dururken, bilimsel, teknolojik ve ekonomik dünya devi Amerika Birleşik Devletleri'nin üst kattan komşumuz olması da iyi ilişkilerimizin bir göstergesi olmalı!

Bilim ve Teknik, Mart 2009

15 Ekim 2010 Cuma

Serçe

Babamdan dinlediğim bir hikaye; bankta oturan baba ile oğulun karşısına bir serçe konar...

14 Ekim 2010 Perşembe

Değer yargıları

Bugün 33-0 yenildiğimiz bir futbol maçı oynamış olsak, teknik direktöründen masörüne futbol federasyonunu topyekün sallayacak, istifaların yaşanacağı, futbolda başarı için yeni kadrolara şans tanımak adına radikal kararlar verilmesi gereken bir gün olurdu.

Örneklerini çok gördüğümüz bu olay, kulüp takımlarından, milli takıma değer verdiğimiz futbol, başarı ve onur anlayışımızla teklif beklenmeden, gözünü kırpmadan yerine getirilen sonuçları, unutulmaz kahramanları ile hatırlanır ve bu herşeyin üstüne çıkarak günler, haftalar, aylarca konuşulabilir...

Peki konu insana verilen değer ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi olunca mangalda kül bırakmayanlar nerede?

Binlerce kilometre uzakta, 6400 kilometre uzunluğundaki kıyı şeridiyle, sırtını And Dağlarına yaslamış, belki de bu yapısıyla dünyanın bir yerden bir yere ulaşımı en zor ülkesi Şili bugün bize bu mağlubiyeti yaşattı. Yerin 700 metre altında kapana kısılmış 33 madencisini 68 günlük mücadelenin sonucunda hayata döndürdü. Devlet başkanı 24 saate yakın süren çıkarılma çalışmalarında bizzat bulunup, her bir madencinin hayata dönüşünü kutladı.

Organizasyon yapısı ve detaylara gösterdikleri önem de gözden kaçmayan bu sevindirici olayda dünyanın gözü de, önde gelen televizyon kanalları da canlı yayın ve röportajlarla Şili'deydi. Şili, kaderle mücadelesinden birliktelik, inanmışlık, çalışkanlık ve umutla, insanlık onuru ve medeniyet düsturu ile zaferle ayrılmayı bildi. Şili tek yürek olup kazadan kayıpsız dönüp, birçok ders alırken, Başkan Pinera verdiği demeçlerde aldıkları derslerin altını çiziyor, bu tecrübenin ışığında herşeyin çok farklı yaşanacağı, geleceğin çok daha iyi olacağı umudunu taşıyordu. İster politik bir manevra deyin, ister bir ulusun zaferi, eminim o başkan gittiği her yerde ayakta alkışlanacak ve Şili'nin azmini, gücünü omuzlarında taşıyacak.

Devlet büyüklerimiz ise değer yargıları ile madenlerde, yollarda, dağlarda insanlarımızın yitip gitmesine "kader" diyor, Şili'den gelen haberler karşısında "biz 3 günde çıkarırdık" ifadeleriyle arsızlaşabiliyor, işin planlamasında Şili'nin yaptığı hatalardan bahsediyor...

Biz bugün Şili'den ağır bir yenilgi aldık, umarım bundan iyi bir ders çıkarmasını biliriz!


İm"para"torluk hiç gitmedi

Gitmedi ki geri gelsin, dönüp vursun, saldırsın... 33 senedir arttırarak sürdürüyor hegemonyasını. Zili çalıyor, üstümüzü giydiriyor, arabaları yıkıyor, hava durumu bildiriyor, yol gösteriyor, oyuncakları, oyunları satılıyor, filmleri cilalanıp cilalanıp gösterime giriyor, hatta Phantom Menace'dan başlayarak 3 boyutlu oluyor seri...

Ama bu kitap güzel!

         

13 Ekim 2010 Çarşamba

Fark nerede?

Bir baba, bir oğul... Herkes gibi bir baba ve herkes gibi bir oğul...

Ellerindeki malzeme neredeyse hepimizin cebinde ya da evinde bulunan bir kaç elektronik oyuncak. Ortaya çıkana bakarak, o coğrafya ile bu coğrafyanın farkı nedir peki?

Büyüklerimizin, bizlerin, geçen kuşaklara rağmen değişmeden sürekli şikayet ettiğimiz, eksik olduğumuzu düşündüğümüz, gavur yapıyor dediğimiz, üretmek yerine teknolojilerini satın aldığımız o ecnebileri ve daha bir çok şeyin cevabını buldum bu çekimde.

Bizimle "batılı" kafaların farkının moral bozucu bir ispatı! İster eğitim deyin, ister başka koşulları da ekleyin... Cevap net, arada bir uçurum var. Biz üniversitede türbanı konuşurken onlar kafalarını yukarı dikiyorlar, hep yaptıkları gibi.

İnsanlık için çok etkileyici, ama ya biz?

12 Ekim 2010 Salı

Yürüyen ölüler

Bu durum diğer tarafta yer sıkıntısı, gayrimenkul sorunu, arazi mafyası durumları yaşandığına delalettir bildiğiniz üzere...

"Cehennemde yer kalmadığında, yeryüzünde ölüler yürüyecek!"

Robert Kirkman'ın çizgi roman serisinden, Frank Darabont tarafından televizyona aktarılan ve cadılar bayramında yayında olacak Walking Dead dizisi, beyinle beslenen zombiler ve post apokaliptik senaryolarla beslenen bizler için yeni sezon açılışları ile seyircisiyle buluşan dizilerle hareketlenen yılın sonunun bulutlu ve karamsar atmosferine yakışır.

Erzağı, mühimmatı ve telsizleri hazır etmeli...

Ne de olsa güneş eskisi gibi parlamayacak artık!

Radyo GSC

Band of Horses'dan Funeral, dinlerken herkesin kendi imgelemleri, düşün dünyası ile görselliğe bürünebilecek, hayat filminize bir yerlerde fon müziği olabilecek parçalardan biri...

Wii'den düşen yılana sarılır!

Wii Fit'ten düşerek zarar verdiği sinirleri yüzünden sürekli cinsel uyarılma sendromu teşhisi ile tedavi gören İngiliz Amanda Flowers (sanırım bu isimle dolu bir cilt telefon rehberi bulunur), cep telefonunun titreşimleriyle bile kasılmalar yaşayabiliyor.
Temsili Wii Fit oyuncusu*

Nice eşya kırılmasına, incinmelere ve yaralanmalara sebep, kas ağrıları yaşatmada garantili bu oyun konsoluna adımınızı atarken aman dikkatli olun!


Fırsattan istifade; videodaki de kendisi olan, 2008 Playboy Siber Güzeli Jo Garcia'yı* takdimimdir...

Bu duvar başka duvar

Amerika'nın küçük arka bahçesinde, Güney Koreli çizerlerin hayata geçirdiği Simpsons, 22. sezonu 3. bölümü jeneriğinde ünü işlerinden mütevellit, sıfatı ile tanınmayan İngiliz grafiti sanatçısı Banksy'i ağırladı...


4 Ekim 2010 Pazartesi

Utopia Karlı Harita Sever*


Kışın yavaş yavaş geldiği, en azından artık yaz olmadığını hatırlatan bu havalarda, kışa dair ütopyamız... Kar yağar da tatil olur diye!