29 Kasım 2010 Pazartesi

Sızdıran sığınak

 
 
 
 
Dünyayı ele geçirmek için sinsi planlara sahip, Tenten hayranı kötü adamın, James Bond filmlerinden fırlamış üssüne benzeyen yukarıda gördüğünüz mekan Wikileaks sunucularının da aralarında bulunduğu Bahnhof'tan. Soğuk savaş yıllarında, Stokholm'de bir dağın 30 metre derinine inşa edilen nükleer bomba sığınağı artık bu internet servis sağlayıcısınına ev sahipliği yapıyor.

Çevrenize bakmak için buradan buyrun...

28 Kasım 2010 Pazar

23 Kasım 2010 Salı

Bağlı

Burayı post apokaliptik kurgularla doldurmaya başladığımın farkındayım. Belki de ilgim bilim-kurgu sevgimin yanı sıra, kendimi insanlığın değerlerini yeniden bulmasına veya yok olup gitmesine neden olacak durumun sonuçlarına, şu an yaşadığımız dizginlerinden boşanmış, her geçen gün birşeylerin yitirildiği tüketim dünyasından daha yakın hissetmeme bağlıdır.
Kendini bilim-kurgu westerni olarak tanımlayan Connected ise Jens Raunkjær Christensen ve Jonas Drotner Mouritsen'in yönettiği, atmosferi ve kurgusuyla sahip olduğu tutkuyu çok iyi yansıtan bağlılık üzerine bir kısa film.

Mormon ilizyonu

Bütün dinler ve insanlığı çekip çeviren, doğru yolu bulması için rehber olan inanışlar gibi çıplaklık ve pornoyu yasaklayan Mormonluk efsanesini yarattı... Genç bir yaratıcı Mormon'un fotoğraf düzenleme programı yardımıyla kadınların bikinili fotoğrafları üzerinde yaptığı dairesel maskelemenin (bubbling) yarattığı ilizyon resimlerin çıplak algılanmalarını sağlıyor.
Bu bağlamda günahtan bağımsız olarak bardağın dolu tarafını görmenin doğruluğuna inandırılmanın tezatını yaşarken, ne kadar istesek de onları giyinik düşünemiyor olmamız beyinlerimizin nasıl çalıştığının bir göstergesi oluyor ve bu Mormon da günaha girmiyor! Peki günah, müstehcenlik nerede başlıyor?
Bardak yok, su yok, kaşık yok, onyüzbin baloncuk...

18 Kasım 2010 Perşembe

Dinsizin hakkından imansız gelir

Gerçekte gizli planları, ekonomisi, askeri gücü, doymaz iştahı, teknolojisi, politik yaptırımları, ajanları ve kuklaları ile dünyanın başına bela Amerika, sinemada doğal afetler ve uzaylıların yıkımına uğramadan gün geçiremez...

Belki de izlenen, kanı emilen üçüncü şahsın, 3. dünya ülkesi vatandaşının perdede görmek istediği şeydir. Sonunda kimi zaman kaybeden gibi gözükse de sonuçta kazanan "Amerikan ruhu" olacak, ekonomik kazanımını sağlayacak, gişede zarar eden filmle bile endüstrinin çevresinde yarattığı hareket ile ekonomisine can verecektir.

Kendini vurarak bundan fayda sağlamak tarihte rastlamadığımız bir durum değildir. Amerikan sineması da kendini vuran doğal veya kurgusal felaketlerden para kazanmaya bayılır.

Mayalar'ın yakında miâdı dolacak takvimiyle girilecek foton kuşağıyla mı, Marduk'la veya başka ziyaretçilerle mi, aydınlanma veya kıyametle mi olacak bilmiyorum, İsveçli bilim adamlarının son hesabına göre 28 Ekim 2011 tarihinde birşeyler olmaz ise birçok beklenti boşa çıkacak. Yakında birşeylerin olacağı üzerine yoğunlaşan sinemanın yeni kıyamet filmi senaryoları da bu süreçte peşi sıra vizyona girmeye devam edecek. Kimine göre bu filmler toplumu olacak olana hazırlama görevini üstlenecek, biz sinemanın keyfini çıkaracağız...

Bir başka Johannesburglu yönetmenin kamerasından, küresel bir istilada gene Los Angeles'ı merkez alan  mücadeleyi izleyeceğimiz film de beklediklerimizden biri olacak. Uzaylılar Amerikalılar'a bir kez daha haddini bildirecek.

14 Kasım 2010 Pazar

Beyond Black Mesa

Efsanevi bilgisayar oyunu Half-Life'tan esinle yapılmış kısa metraj filmlere daha önce de yer vermiştik. Her biri gösterilen özen, özel efektleri, ses ve görüntü kurgusu ile şaşırtıcı güzellikte olan bu filmlere bir yenisi eklendi; Beyond Black Mesa.


Adrian Shephard isimli kahramanın odağında bir grup direnişçinin başından geçen maceraları konu alan, Brian Curtin yönetiminde 7 kişilik kadronun gündüz işlerinden (!) ayırdığı zaman, 1200 Dolar bütçe ve 2 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkan bu kısa film fragmanı ile "ev yapımı" olmanın ötesine geçtiğini ispatlarken, keyifli bir seyir vaat ediyor.

9 Kasım 2010 Salı

Gizli yanımızın, karanlık işleri


Bugün piyasada!

Haber paranoyası

Bilgi çağının yan etkilerinden muzdarip bir internet kullanıcısı olarak haber atlama paranoyasına kapıldıysanız newsmap sizi bir süre yatıştırmaya yeter.

15 ülkeden derlenen Google haberlerini, 7 farklı kategoride renk kodları ile sunan ve bu renklerin tonlarını da kronolojik sınıflama için kullanarak görselleştirme sağlayan newsmap, her ne kadar Türkiye'den haber iletmiyorsa da dünyayı parmağında oynatan bir iki ülke üzerinden küresel haber takibi yapmanızı sağlayacak, habere ulaşmanıza farklı bir boyut katacaktır.

Bu web uygulamasının sürekli güncellenen, hareketli bir halini ikinci monitörde tutmak, hatta dokunmatik kontrol ile kullanmak... İşte her haber paranoyağının hayali!