27 Aralık 2011 Salı

The Maestro

Adam Anthony tarafından Avustralya'da çekilmiş, müzikleriyle de dikkat çekici, çok da söze gerek duymayan kısa bir film.

13 Aralık 2011 Salı

27 Kasım 2011 Pazar

Galaksinin teknik çizimi

R2D2'dan diğer droid'lere, yapılardan çeşitli araçlara hatta kumanda panellerindeki düğmelere kadar ikiyüzelliden fazla teknik çizime sahip olan StarWars: The Blueprints 5000 İngilizce kopyasıyla galaksinin detaylarını sunuyor.


25 Kasım 2011 Cuma

9 Kasım 2011 Çarşamba

30 Ekim 2011 Pazar

Capture the can

Saman Keshavarz'in Phantom Flex ile 1000 fps çektiği Spitfire isimli paintball kısa metrajı...

28 Ekim 2011 Cuma

Radyo GSC

Göçebe ruhların hareketli ritimlerinin, üflemeli ve vurmalılarının, akordiyon ve zillerinin yarattığı karnaval havasının üstünüzdeki kasvet örtüsünü çekip almasıyla hayat bulacağınız, bir yandan da akan giden melodiler, uzaklaşan sesler ardından karnavalın yerinde kalmayacağı, hayatınızdan geçip gideceği hüznü ile buluşup zamana, o ana daha sıkı sarılmanızı sağlayacak bir parça Beirut'tan...

17 Ekim 2011 Pazartesi

Ütopyaya bir iki

GSC'de bir devir kapanıyor! Utopia, ütopyasına yelken açarken geride kalanlar birlik olmanın verdiği güçle bu yeni sürece de ayak uydurmayı öğrenecekler...

16 Ekim 2011 Pazar

Sonsuz

Taylan Sinan Yılmaz tarafından çekilen Sonsuz ön elemeyle PBS 13 kanalınca düzenlenen Reel 13 Kısa Film Yarışması'na seçilip halk oylamasıyla da birinciliğe ulaşan bir çalışma.

9 Ekim 2011 Pazar

Grafmobile


Farklı renklerde üç dört kalemi bir arada tutup kağıtlarda rengarenk paralel çizgiler çizmişliğimiz vardır. Akay ise kalem yerine spreylerini alıp çıkmış sokaklara, Grafmobile adını verdiği aracı ile... Büyük düşünmek böyle bir şey olsa gerek.

27 Eylül 2011 Salı

Karton askerler


Clinton Jones'tan karton maketleri ile National Geographic'in Generals at War belgeselini hatırlatan kısa metraj, elimizde kartonla çekeriz siz de bir güzel izlersiniz der gibi...

23 Eylül 2011 Cuma

Gelecek program


İzlediğinizin bir Michael Bay aksiyon filmi veya Roland Emmerich felaket filmi fragmanı olduğunu sanmayın. Daha kötüsü! O, Cumhuriyetçi Teksas valisi, film yıldızı isimli Rick Perry'nin sıfır çeken, umutları tüketen Obama'ya karşı yürüttüğü seçim kampanyasının bir an bir yerlerden zombilerin çıkacağını düşündüğüm propaganda filmi.

Bu bir felaket filminden daha kötü değil mi? Gerçeğin ta kendisi!

Ama filmde; belleklere kazınan uçaksavar ateşiyle aydınlanan Bağdat gecelerinin, haliyle bulunamayan kitle imha silahlarının, çatılardan kurtarılan (!) selzedelerin, yemyeşil şehitliklerin, terapi gören mutlu askerlerin, savaşa akıtılan para ile kazanan silah endüstrisinin görülmemesine şaşmamak gerek. Onları ikinci fragmana saklıyorlardır. Eğer atom bombasını Demokrat Parti'den bir başkan atmasaydı eminim o mantar bulutu da insanlığın son umudu, kanıtlanmış liderlik ile yönünü çizmiş güçlü Amerika'nın bu fragmanının sonunda yerini alırdı!

Yakında tüm komşu ülkeler ve temsilciliklerde...

22 Eylül 2011 Perşembe

Her şey tekrar

İdollerinizi yıkacak, kulağınızı açacak, dikkatinizi çekecek, dünyanın gidişatını, bulantınızın sebebini anlamanızı sağlayacak bir belgesel. 7 dakikalık odaklanma sürenizin sınırında ve 140 karakter okuma sabrınızın üstünde bir belgesel. Ama değer, sıkın dişinizi!

Sonra diğer iki bölümünü de izlemek ister, dördüncünün yolunu gözler, kim bilir belki bağışta bulunursunuz.

Bulutların üstünde oyun keyfi


Sürekli gelişen teknoloji ve onun paralelinde bu teknolojiyi isteyen arzulu yazılımlarla takip etmesi ekonomik olarak zorlaşan, eskidikçe yazılım ve destek bulamayarak yenisini almaya zorlayan sistem ile bilgisayarlı oyun pazarı, kendini 2-3 yılda bir yenileyen konsol oyun makineleri... Aralarında karar vermesi bile güç, siz alana kadar yeni modelinin bir sonraki yıl pazara çıkmak üzere fuarda tanıtılacağı, almadığınız o diğer marka veya çıkacak olan modelin kesinlikle kafanızı kurcalayacağı... Peki ne olacak?

Hiçbirini almayacağız!

İnternet hızlarının artması, ağların yaygınlaşması, inanılmaz boyutlarda veri tarlalarının kurulması ile hayata geçmeye başlayan bulut bilgisayar kullanımı veri saklama ve paylaşmanın ötesinde sizin yerinize dünyaları barındırıp istediğiniz yerde hizmetinize sunuyor. Artık sadece ofis belgeleriniz değil müziğiniz, filminiz, oyununuz, programlarınız bulutta... Kendinize e-posta atarak sunucunuzda belge saklama devri kapandı artık. Büyük şirketler filmleri buradan satıyor, kiralıyor, müzik albümlerini buradan pazara çıkarıyor, tek sahip olmanız gereken internet bağlantısı ve uygun bir cihaz. En basitinden kaçırdığınız televizyon programını YouTube'da arıyor, müzik dinlemek için Grooveshark'a, Fizy'e bağlanıyor, müziği, videoları indirmeden bilgisayarınıza akıtıyorsunuz. Bunları yapmak için de minimum donanıma sahip cihazlar yeterli, artık oyun oynamak için de öyle!

Bilgisayarınıza yükleyeceğiniz ufak bir yazılım ve hızlı internet bağlantısı dışında son teknoloji ekran kartları, hızlı işlemciler ve yüksek RAM'lere ihtiyacınız olmadan bu deneyime sahip olmanız mümkün. Uzaklardaki bir sunucu üzerinde açılan oyun internet ile ekranınıza ulaşıyor ve size keyfini sürmek kalıyor. Sunucunun işlemci kapasitesinden yararlanarak bilgisayarınızın kaldırmayacağı oyunları böylelikle oynayabiliyorsunuz. Hem de gigabaytlar indirmeden, uyum sorunu yaşamadan, anında.

Bu hizmeti veren ve benim deneyimlediğim; ücretsiz kayıt sistemi, hızlı, güzel kullanıcı arayüzü ve satın almadan 30 dakika oynayabileceğiniz oyunları ile OnLive, en az 3 MBit hızında internet bağlantısı istemesine rağmen 8 MBit bağlantıma sunucuya uzaklığından dolayı haliyle gecikme var dese de inanılmaz bir başarı gösterdi diyebilirim.

Bilgisayarıma kurulu olmayan bir oyunun bu kadar hızlı, takılma olmadan menüsüyle karşımda olmasına şaşırmadım değil. Giriş ve ara videolarda sorun çıkarmayan, ses kalitesi ve eşleşmesinde sorun olmadan çalışan oyunlar grafik açısından şu anki donanımımın kaldırmayacağı türdendi. OnLive'ın gecikme (latency) uyarısının denediğim Homefront dışında sorun çıkarmadığını söyleyebilirim. Bu oyunda oynanmaz bir durum yaratmasa da kontrollerin ağırlığı hissediliyordu, belki trafiğin az olduğu bir saatte o da yeterli verimi verecekti. Onun dışında denediklerim Lara Croft and the Guardian of Light ve Tom Clancy's HAWX, Borderlands, Dirt3 kusursuz çalıştılar.

Bütünleşik ekran kartlı (Intel GMA 950, 64 Mb) MacBook'ta da denediğim OnLive hiç bu işlerin altından kalkacak donanımı olmamasına rağmen ve doğal olarak oyunların Mac yazılımı olup olmadıklarına aldırmadan işin üstesinden çok güzel geldi. Bu da sistemin ortamlar arası duvarları da yıktığını gösteriyor.

Uygulamanın içinde oyun demolarını ve satın aldığınız oyunları oynamak dışında diğer oyuncu ekranlarına bağlanıp izleme, sohbet etme, arkadaş grupları oluşturma gibi eylemlerde bulunabilmeniz mümkün. Koyar kafamı oynarım bir daha da yüzüne bakmam derseniz bir satın alma seçeneği olarak oyunlar 3 veya 5 gün gibi süreler için satış fiyatından çok daha ucuza kiralanabiliyor. Ayrıca OnLive'ın PlayPack adını verdiği paket ile 100'den fazla oyun, ayda sadece 10 Dolar'a, abonelikten istediğiniz zaman çıkma imkanıyla sınırsızca oynanabilir... Çok tehlikeli!

Sunucularından 1600 km. mesafede yüksek verim alınabileceğini söyleyen OnLive'a, kuş uçuşu 10000 km.'den bağlanıp bu sonuçları almak yakın gelecekte bizi nelerin beklediğinin işareti. Televizyon eklentisi ve kablosuz kumandası ile 100$'a oyun keyfini büyük ekrana ve kanepe üstüne de taşıyan OnLive, görünüyor ki sizi hiçbir zaman donanım güncellemesi sıkıntısına sokmayacak, en iyi ve en ekonomik oyun çözümü olmaya aday. Tabii hız ve kota sınırları olmayan ülkelerde...

Bağlan ve oyna!

16 Eylül 2011 Cuma

Makarov'u bulun

Find Makarov'un devamı niteliğindeki fan film Operation Kingfish, Task Force 141'in maceralarını Soap'un gözünden anlatmaya devam ediyor...

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Yürümeye devam


Sinemadan derlemeler her zaman hoşuma gitmiştir, Oscar gecelerinde de benzer sunumları bekler, onlarla sinema büyüsünü yaşamayı, geçmişe yolculuk yapmayı, yeni şeyler öğrenmeyi severim. İşte onlardan bir tane...

28 Temmuz 2011 Perşembe

Bilmediğin vantilatör

Bildiğin vantilatör diyeceğim ama o da değil.

Türkiye'de satılmakta olan bu "vantilatöre" 1000 TL verilir mi düşünülür!

22 Temmuz 2011 Cuma

Hayatın içinden

Tarih başka türlü yazılsaydı figüran olarak bulunduğumuz sahneler böyle mi olurdu bilinmez ama bankta oturan Donald amcanın Nazi selamı veren heykelciklerini görmek farklı olurdu...

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Şey

Bizi Norveç kampında olanlara geri götürecek yeni the Thing filminin fragmanı ile Morricone'nin meşhur temalarından birini, kar ve buzla kaplı coğrafyaları, uzaklarda, izole araştırma kamplarını, kızak köpeklerini, kapşonlu parkaları, soba başı sohbetlerini, buz kazmalarını, paletli kar kedilerini ve uzaydan gelen yaratıkları ne kadar özlediğimizi hatırladım...

Kazanamayacağım oyunu oynamam


Filmlerinin yanısıra birçok müzik klibinden tanıdığımız yönetmen Spike Jonze'dan bir kısa film-uzun metraj Beastie Boys klibi...

7 Temmuz 2011 Perşembe

İşten artmaz dişten artar


Michael Bay, 2005 yılında çektiği Island filminden sahneleri yeni filmi Transformers 3'te kullanmış, eee tabii devir ekonomi devri!

29 Haziran 2011 Çarşamba

VW'nin içindeki iyiliği hissedebiliyorum


Volkswagen, Avrupa'da CO2 salınım miktarlarının düşürülmesine karşı çalışan lobi çalışmalarına milyonlarca Euro'luk destek sağlıyor, diyor Greenpeace. VW karanlık tarafa geçti, diyor Greenpeace. Bunu durdurmak elinizde diyor Greenpeace...

Greenpeace bir yana, Volkswagen 3. Ölüm Yıldızı'nı yapsa, koysa logosunu üstüne, hayatta başka araba almam egzozundan çıkana bakmadan. Heil VW!

21 Haziran 2011 Salı

17 Haziran 2011 Cuma

Fotoşaptır kesin!

Şili'deki Puyehue-Cordon Caulle Yanardağı yıllardır süren sessizliğini 5 Haziran'da bozarak kül püskürtmeye başladı. 10 km yükselen küller komşu Arjantin'i de kapladı.

Yüksek bütçeli bir sinema filminde görsem, görsel efeği fazla kaçırmışlar diyeceğim, yoğunluğu yüksek kül parçacıklarının hareketi sebebiyle meydana gelen şimşek şovu inanılmaz.

Bu harika doğa olayının nefes kesen görüntülerinin tamamı için...

Gökten 3 elma düşmüş

Onlar masallarda kaldı, günümüzde gökyüzünden bunlar düşüyor...

6 Haziran 2011 Pazartesi

2 Haziran 2011 Perşembe

Hedef hayalet şehirler

Kredi alarak yapmak, kredi ile satmak, kredi balonunu şişiren şehirler inşâ etmek kolay, peki o şehirleri yaşanır kılmak ve balonu patlatmamak? Amerika'nın dalgası yetmişti, ya bu sefer içimizde patlarsa?

Sanki ibret almamız gereken bir hikaye bu!

Hedef 2023...

Polis var, polis var

Başlıktaki ifade aynı olup özellikleri ile farklılaşan şeyler için kullanılır bildiğiniz gibi, fakat bahsedilen olumsuz, kötü birşey ise bu tekrar birden vurgu ile uyarı, ünlem anlamı taşımaya başlar veya pazar çığırtkanına dönersiniz; "yangın var, yangın var", "hırsız var, hırsız var", "patlıcan var, patlıcan var"...

Ama bir de medeniyet var ki, o başka birşey. Bu da onun virali.

Çevrimdışı hayat oh ne rahat

Çevrimiçi hayatınıza ara vermek, internetsiz bir yerde keyif yapmak, kotayı tüketmemek, beğendiğinizi kaydetmek, paylaşmak, paket yapıp evde yemek veya kendilerinin ifadesi ile internet otobüsü köyünüze haftada bir uğruyor, büyükanneniz 1 saatten fazla internet kullanmanıza izin vermiyorsa Offliberty size web sitelerindeki video içeriğini, hatta onların sadece ses kaydını çevrimdışı izleme-dinleme imkanı sunuyor.

Yapmanız gereken videonun linkini ilgili kutucuğa yazmanız, gerisini site sizin için yapacak ve birkaç saniye içinde sunacağı bağlantı ile dosyayı indirmenizi sağlayacak, arşivler dolacak...

1 Haziran 2011 Çarşamba

1 kitap 2 film

Amerikan sinemasının dünya sinemasından kopyaladığı filmleri ve bel bağladığımız yönetmenlerin bu işlere soyunduğunu gördükçe Hollywood sineması için üzülmüyorum değil...

Stieg Larsson'un romanından, geçen yılın en beğendiğim edebiyat uyarlaması olduğunu düşündüğüm Girl with the Dragon Tattoo'nun (Män som hatar kvinnor) David Fincher tarafından yeniden çekilecek olması kendisini de iyiden iyiye kaybettiğimizin göstergesi sanırım.

Avrupai havanın oyuncu kadrosu ile çok iyi korunduğu bu yeni filmde uzun zamandır görmediğimiz yüzleri görmek sevindirici ancak gördüğüm filmi "korsanlanan" kopyasından bir daha bu kadro ve yönetmen için tekrar seyreder miyim bilemiyorum?

Biz bu arada filmlerin birbirinden güzel fragmanlarını seyredelim. Fragmanlardaki kurgusal benzerlik de dikkatinizi çekecektir...

Önce İsveç yapımı;


Sonra Amerikan;


Amerikan fragmanının fon müziği Trent Reznor ve Karen O'nun Led Zeppelin Immigrant Song yorumu da bu işin kayda değer bir başka boyutunu oluşturuyor. Parçanın özgün halini Radyo GSC'den dinleyebilirsiniz.

Radyo GSC


Parçanın stüdyo kaydını da sağ kolondaki Radyo GSC uygulamasından dinleyebilirsiniz.

Bundan sonra bu uygulama sayesinde tek bir noktadan bloga eklenmiş bütün müzik parçalarını ve diğer seçkilerimizi dinlemeniz mümkün olacak...

31 Mayıs 2011 Salı

Launch -36 hours



Hava koşulları el verirse, amatör roket bilim adamları Copenhagen Suborbitals ekibi, 2 Haziranda garajda yaptıklar HEAT 1-X isimli roketlerinin ikinci fırlatma denemesini yapacaklar.

Hayal gücü ve amatör ruhun sınırsızlığını gösteren bu ekibe çalışalarında destek olamak için PayPal aracılığı ile bağışta bulunabilir veya Cafe Press'ten çeşitli ürünlerini satın alabilirsiniz.

24 Mayıs 2011 Salı

3

Activision, Electronic Arts'ın Battlefield 3'ünün karşısına Modern Warfare 3 ile Aralık ayında çıkmaya hazırlanıyor ve kısa tanıtımlarının ardından fragmanı da yayınlandı...

20 Mayıs 2011 Cuma

Bu sefer pazar sabahına


Yıllar önce bir Cafe Del Mar albümünde rastladığım Levitation adlı gruba ait olan More Than Ever People için, güneşi görmeye ufak ufak başladığımız şu günlerde, pazar sabahlarının uzun kahvaltılarına eşlik edebilecek en güzel şarkı diyebilirim. Hatta ekşi sözlükten bir alıntıyla daha da güzel özetleyebilirim: "hayatın arka fonunda hep bu şarkı çalsın istiyorum"...

we can be
we can be
we can be more than ever people
more than ever people
more than ever people

wake up you lazy people
put on your heads and realize
we can be positive people
adjust your attitude and rise

we can be
we can be
we can be more than ever people
more than ever people
more than ever people

beyond lust and desire
cut free and individualize
the colors of your power
let love come shining through your eyes

we can be
we can be
we can be more than ever people
more than ever people
more than ever people

wake up you breadhead people
this time's so in control of you
such an only time for money
when will you see the real truth?

we can be
we can be
we can be more than ever people
more than ever people
more than ever people

5 Mayıs 2011 Perşembe

Batman Batman bu

Dark Knight filminde Batman'in karargâh olarak kullandığı modern zaman mağarasını hatırlarsınız. Yanan malikânesinden sonra brüt beton duvarları ve homojen aydınlatması ile bu rasyonel mekanı kendine geçici yuva edinmişti yarasa.


Geçenlerde televizyonda yayınlanmaya başlayan bir reklamın da bu mekanda (!) çekildiğini farkettim, anlaşılan o ki Batman kaçak durumuna düşüp uzaklaşmak zorunda kalınca Alfred boş durmasın diye reklam çekimine kiralamış...

Aferin Alfred!

First Person Shooter

Radyo GSC

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Saatin kim olduğunu söyler

Askerlik döneminin vazgeçilmezi ve sayısal retro saat çılgınlığının ikonu Casio F-91W, Amerikan istihbaratına göre terörist olmanın da göstergelerinden biri! Wikileaks tarafından yayınlanan bir belgede Afganistan'da bomba eğitimi alan teröristlerin belirleyici özellikleri arasında sayılıyor F-91W kullanımı.

Hele bir de Toyota Hilux'a biniyorsa bu zat Predator'leri sorgusuz üzerine yolluyorlardır...

Reklamda ne diyordu; kıyafetlerin, oturduğun muhit, dinlediğin müzik veya beğendiğin renkler değil saatin kim olduğunu söyler (yeğen).

Buyurun o zaman belgeye, onun da kendine göre bir tarifi var...


25 Nisan 2011 Pazartesi

Nefret Yok Edici


1985'ten beri, Almanya ve Avrupa'nın bir kısmında nefreti silmeye, yok etmeye çalışan ve bu uğurda ayda 300 Euro harcayan bir kahraman; Irmela Mensah Schramm.

19 Nisan 2011 Salı

The Judgment Day

Hayırlı "Judgment Day"ler...

Sarah Connor Chronicles'a göre bugün Pasifik saati ile 20:11'de SkyNet devreye alınıyormuş. Gelecek perşembe günü de SkyNet'in insanlara saldırması bekleniyor.

Saklanacak uygun bir yer arayın!

16 Nisan 2011 Cumartesi

Solo Türk


Türk Hava Kuvvetleri'nin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla gösteriler düzenleyecek olan Solo Türk gösteri takımı ilk hava akrobasini 15 Nisan 2011 tarihinde, Ankara Akıncı Hava Üssü'nde sergiledi

Pilotun ve uçağın limitlerde performans sunduğu gösteride F16'ya uygulanan grafik tasarım da dikkat çekiciydi.

15 Nisan 2011 Cuma

Bir ulus, bir rüya, bir AT-AT

Oklahomalı Mike Kohler'in Başkan Obama'ya açık mektubuyla, gerçek boyutlarda, işler bir AT-AT yapma projesi bağış toplamaya başladı.

Kohler'i, Obama'ya tarihte dev bir iz bırakma şansı ile gaz verdiği, birliktelik ruhunu güçlendirip, parlak bir geleceğe umutla yürümeyi amaçlayan projesi için kutluyor, bir imparatorluk (!) aracının gayet yakışacağını düşünüyoruz.

Bundan sonra yıldız destroyeri, hatta ölüm yıldızı yapmazlarsa çok bozuluruz.

Yürü be Amerika!

Peter Jackson'ın zayıflama sırları

Hobbit setinden fotoğrafları gördüğüm ilk anda resimdekinin Peter Jackson'a çok benzeyen bir sanat yönetmeni veya yapım tasarımcısı olduğunu düşünmedim değil. Ama dağınık saçları ve sakalıyla bu adam Peter Jackson'dan başkası olamazdı...

Fazla kilolarından sıkılan ve hamburgeri diyetinden çıkaran Jackson'ın sırrı yoğurt ve müsli ile tanışmakmış dediğine göre. Ona sıkıntı veren gözlüğündeki su damlaları ve tozdan da kurtulmak için bir güzel göz ameliyatı olup gözlükten de kurtulmuş, ohh mis!

Yakında saçlarını da tararsa hiç şaşırmayın.

14 Nisan 2011 Perşembe

Jed Eye Art

Güzellik

Veya duvara tebeşirle çizilen...

Kabus Sürüm 2.0

Küçükken ateşli hastalık geçirdiğimde 3 boyutlu temel cisimlerin evreninde sayıklar bulurdum kendimi. Küplerden oluşmuş labirentler, kürelerin engelindeki çıkmazlar...

Renksiz fakat kenar ayrıtları ile belirli bir dünya kurulurdu rüyalarımda. Dönerek büyüyen, büyüdükçe içinde kaybolduğum sıkıntı anları yaşatırdı bana ateş.

Daha sonra o yılların bilgisayar dergilerinden birinde rastladığım fakat hiç oynamadığım, Porsche araba ödüllü  olduğunu hatırladığım ZX Spectrum oyununun bu rüyalarla benzerliğinin ise beni şaşırtan bir anı olarak hafızamda yer ettiğini biliyorum. Yıl 1985...


Anılarımı tazeleyen bağlantıları elimle koymuş gibi bulmanın şaşkınlığı ile yukarda yazının içine eklerken son kabusumun iki kahramanını da yeri gelmişken takdim etmek isterim; Google ve YouTube!

Nereden, nereye?

Şimdi ve her gün kullandığım bu iki hizmet nasıl olur da gerçek bir kabusa dönüşebilir?

Nereye gitti çocukluğumun renksiz, dev boyutlu cisimleri?

Onun yerini adını Google ile özdeşleştirdiğimiz bir arama motoru ve çevrimiçi video içerik izlediğimiz kaynaklar mı alacaktı? Yoksa rüyalarımı buradan mı arayıp göreceğim artık?

Uyku ile uyanıklık arasında gidip geldiğiniz, bir yandan uyanıklığa çekilirken uykudan kopamadığınız o anlarda en canlı rüyalarınızı benim gibi gözünüzü tekrar kapatıp birkaç saniye daha devam ettirebiliyorsanız, rahatsız edici olsa da bırakamıyorsanız o hayalin ucunu sonunu merak ederek, heyecanla... Finaline yaklaştığınız bir filmi izler veya sayfalarında kaybolduğunuz bir kitabı okur gibi...

Bu sabah olduğu gibi...

Anlatılabilecek fazla birşey olmayan, fakat yeter diyerek uyanmak istediğim minimal kabusumda, Johnny Mnemonic gibi beynine aşırı veri depolamaya çalışan biri veya kısa devre yapmış yükleme portuna bağlı bir robot gibi hareketsiz, zihninde çakan görüntülerden rahatsız biriydim.

Bu sefer hasta değildim fakat çok sık görmediğim sıkıntılı bir rüyanın içindeydim.

Sürekli kelimeler girdiğim ama istediğim sonuçlara ulaşamadığım, yıldırım hızında yenilenen milyonlarca arama kutucuğu ve binlerce videonun bir anda ancak takılarak, ön bellekleme sırasında dönüp duran simgenin hipnozu altındaki zihnime videolardan çakan karelerle yaşattığı görsel bombadırman ile bitmeyecekmiş gibi geçen saniyeler...

Kabus sürüm 2.0...

Bir kabloya bağlı olmadığım için şanslı olduğumu hissederek uyandığımda ise güzel bir Nisan sabahıydı.

13 Nisan 2011 Çarşamba

Calgonit Finish'i gördü

Gözüm ecza dolabında bir kutunun yan yüzündeki isme takıldığında Calgonit ismi çoktan tarih olmuştu... O isim; ilaç, temizlik malzemesi, kişisel bakım ürünleri üreten dünya devi kimya şirketi Reckitt Benckiser'di.

Vanish, Cillit Bang, Durex, Nurofen, Strepsils, Veet, Gaviscon, Air Vick...

İngiliz Reckitt&Colman ile Alman Benckiser'in 1999'daki evliliği ile doğan, merkezi İngiltere'deki şirketin cirosu, kârı, hisse değeri veya diktiği ağaçların yanı sıra çevreyi nasıl kirlettiği değil şu an ilgilendiğimiz konu. Konu; RB'nin çok bilinir bulaşık makinesi ürünleri Calgonit markasını Finish olarak değiştirmesinin reklam sektörüne göre riskli bir tazelenme, yeniden konumlandırma olduğu mu, yoksa kendi açıklamalarıyla küresel çapta başlatılan bir sürecin sonucu olarak Türk pazarında küresel marka ile yer alma kararının uygulaması olduğudur gerçekten?

Türkiye'de marka değişimi yaşanır, basılı medya ve televizyon kanallarında eski güvenilir kalitenin yeni markası lanse edilirken Adıyamanlı Mehmet Öztürk'ün açtığı davanın bu sürece denk gelmesi gözden kaçan bir ayrıntıdır. Mehmet Öztürk'ün Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Adıyaman temsilcisi olması da öyle...

Görevinin yanı sıra dikkatli bir tüketici olan Mehmet Bey aldığı 1 Kg'lık Calgonit marka kireç önleyicinin eksik gramajda olduğunu fark eder, 1000 gr'lık ambalaj tartıda 630 gr. gelmektedir. Bunun üzerine aynı üründen birkaç tane daha alır ve tartar, sonuç yüzde 20 ila 35 arasında değişen eksik ağırlıktır. Tespit, toplama ve üretimin durdurulması istemiyle yargıya taşınan konu, bilirkişi çalışmaları ve 1 yıldan süren mahkemeden sonra Calgonit marka ayıplı ürünlerin piyasadan toplanması ve 3 ay süre ile üretimin durdurulması kararıyla sonuçlanır.


Ülkemizde denetim eksikliğinden faydalanarak, eksik dolumlu ürünleri piyasaya sürerek haksız kazanç sağlayan ve yüksek teknolojiye sahip dolum tesislerinin olmadığı düşünülemiyecek firmanın marka değişimi işte bu mahkeme sürecinde gerçekleşmiş, Calgonit bu sırada çoktan finişi görmüş, yeni marka ile engel, yasak, mahkeme kararı dinlemeden raflardaki yerini almıştır.

Ne tesadüf!

23 Şubat 2011 Çarşamba

Ara da bul


Anlam ve fikirleri altüst etmeyi seven İtalyan grup IOCOSE'nin son hedefi Ai Weiwei'nin, Tate Modern'de sergilenen, porselenden üretilmiş yüz milyon ayçekirdiği oldu. Ufak bir Dexter titizliği de içeren bu çalışma, grup tarafından, eski bir sanat eseri üzerinden yeni bir sanat eseri olarak tanımlanıyor. Yeni ve başka mıdır? Tartışılır belki ama modern sanatın cilvesidir diyebiliriz.

Tate Modern ve Ai Weiwei'nin bu müdahaleye izin vermiş olması da işin ayrı bir güzel yanıdır.

10 Şubat 2011 Perşembe

Görev Atilla Kaptan'ı da çağırır


Bu iş böyledir; görev çağırır, icabet etmek gerekir ve olaylar gelişir...

İnternet fenomeni olmaya aday Atilla Atasever, Saadettin Teksoy'u çağrıştıran ifadesiyle YouTube aracılığıyla; gemici iken gittiği yerlerden, odasından, sokaklardan, gündelik hayattından kesitler sunuyor, fikirlerini paylaşıyor.

Ve kızlar çok şanslısınız evlendiğinizde bulaşıkları o yıkayacak...

Hipnotik etkisi olan Atilla Kaptan'a kaptırabilirsiniz, aman dikkat! 

Radyo GSC

1 Şubat 2011 Salı

Bahçemiz açıldı!

Gölgelerin oynaştığı fısıltılar ormanında, orman perilerinin, karanlığın varlıklarının, gizemlerin, hayallerin, kaçan fikirlerin, sanrıların,  sahipsiz sözlerin saklı dünyasına uzanan patikanın başındasınız... Arka bahçemize hoşgeldiniz!

27 Ocak 2011 Perşembe

WWII Bunkers


Ne kadar terkedilmiş olsalar da, onlar hala birilerini bekler gibiler.... Jonathan Andrew'in objektifinden "WWII Bunkers" serisi.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Kayıtlı ödül avcısı

Boba Fett'in Han için Jabba'ya kestiği fatura işini titizlikle yapan ödül avcısının göstergesiyken, bu işin vergiden muaf olduğu da gözlerden kaçmıyor. Yoksa bu işe mi girmeli?

3 Ocak 2011 Pazartesi

Koordinasyon

Bu hale geldik


Gerçekten!

Sahibinden satılık

1977 model, Çin yapımı, devrimi görmüş Peugeot 504 arabamı uranyum zenginleştirme işi için satıyorum. 2005'ten beri cumhurbaşkanlığımdan dolayı araç fazlalığından kullanılmamıştır. Garaj arabasıdır. Orijinaldir, değişeni, kazası yoktur. Sadece çizikten dolayı lokal boya vardır. İsteyen Devrim Muhafızları eşliğinde aracı görebilir. 60 beygir, 2 litre motoru ile Derbend yokuşunu 4 kişiyle rahat alır. İçinde sigara, içki içilmemiştir. Kaloriferi çalışıyor, döşemeleri sağlam, stepnesini yeni aldım. Vergisi, muayenesi tamdır. Araç üstümedir, alanın hemen üstüne yapılacaktır. Amerikan ve İsrail pasaportlulara satış yapılmayacaktır. Alana şimdiden hayırlı olsun. Mesaj atmayın, mesajlara bakmıyorum, ciddi alıcılar arasın.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Mutlu yıllar!


Evet, gene onlarla mutlu bir yıla giriyoruz! Daha doğrusu girilmişti... Gözünüz yiyorsa baştan sona seyrederek Star Wars sevginizi sınayabileceğiniz bu yapım 1978'de CBS televizyonunda sadece bir kez yayınlanan, George Lucas'ın hakkında pek konuşmadığı, 2006'da Conan O'Brien'ın sorusu üzerine Harrison Ford'un başını sağa sola sallayarak cevapsız bıraktığı, Carrie Fisher'in  gecenin sonunda davetlilerin partiyi terk etmesi için gösterdiği "bayram özel programı"...

Böylelikle Wookieler'in Kashyyyk gezegenindeki pek bilinmeyen Amerikan tarzı aile yaşamını derinden irdeleme fırsatı bulurken, Noel benzeri Yaşam Günü (Life Day) geleneğine tanık oluyor, otomobil, külotlu çorap,  yağlı hamur, ağrı kesiciler çerçevesinde dönemin reklamları ve Brejnev, nötron bombası, casusluk haberleri ile 70'ler Amerika'sının havasını alıp, Jefferson Starship'in de katkılarıyla, müzikal kıvamında, Star Wars'tan türküler dinleyerek yeni yılı kutluyoruz. Tabii gözünüz yer, gönlünüz el verirse!

Güç sizinle olsun.