12 Aralık 2012 Çarşamba

11 Aralık 2012 Salı

Çelik adam



Bu kadar karanlık bir fragman beklemiyordum açıkçası, iyi geldi! Sonu Batman gibi olmaz ise Christopher Nolan işbirliği ve Hans Zimmer müzikleri ile Zack Snyder'in yeni filmi bir efsanenin doğuşunu müjdeliyor...

17 Kasım 2012 Cumartesi

Stan Cullis

Otuzlu yılların Almanya'sında sıradan bir lig maçı gibi duran bu fotoğrafta Nazi selamıyla protokolü selamlayanlar Almanya ve İngiltere milli takımları!

14 Mayıs 1938'de Berlin Olimpiyat Stadyumu'nda oynanan karşılaşma 6-3 İngiltere lehine sonuçlanırken, Nazi selamını verdiren İngiltere Büyükelçisi'ne karşı çıkan tek oyuncu Stan Cullis ise kadro dışı bırakılmış ve sahadaki yerini alamamıştır. 

Dönemin büyükelçisi kimdir, işgüzarlıktan mı yoksa korkudan mı böyle bir gereksinim duymuştur bilinmez ama Stan Cullis'in heykeli Wolverhampton'daki Molineux Stadyumu'nun önünde 1938'deki duruşu gibi dimdik durmakta...



14 Kasım 2012 Çarşamba

Zombiler şelale



Zombi Hayatta Kalma Rehberi yazarı Max Brooks'un, Studs Terkel'in İyi Savaş 2. Dünya Savaşının Sözel Tarihi kitabından esinlenerek yazdığı Dünya Savaşı Z Zombi Savaşının Sözel Tarihi kitabının sinema uyarlaması zombi sever sinema severler tarafından uzun zamandır beklenen bir yapımdı ve sonunda gerçek fragmanı ile karşımızda.

Bir süredir gösterime girecek filmlerin tadını kaçırmamak için fragmanından öte bir ilişkiye girmemeye çalışıyorum, çoğu zaman internet sayesinde temiz kalmak da zor oluyor. Eğer uyarlamanın kitabını okuduysanız zaten yandınız, hayalinizde oluşturduğunuz karakterler, mekanlar ve hatta hikaye sizi filmlerde hayal kırıklığına uğratmak için bekler sanki, n'eyse bu başka bir mevzu...

Dünya Savaşı Z'nin fragmanında İsrail askerlerini görünce belki de filmde insanlığı kurtaracak o duvarın da İsrail'in güvenlik duvarı dediği utanç duvarı olduğunu anlamamak mümkün değil.


Romero'nun zombilerinin gitgide hızlandığı, ortadoğu coğrafyasını ilk kez mekan edinen tür sinemasının günümüze adapte zombilerinin sel olup aktığı filmde; Amerikan Yahudisi, yapımcı, yönetmen, yazar, oyuncu ihtiyar kurt Mel Brooks'un oğlu Max zombi saldırısından duvarın arkasında hayatta kalabilecek mi bilemiyorum! Ancak otomobillerinin aynasını koparan motosiklete ön cama kuş sıçmış tepkisi veren güzide Amerikan ailesinin bu işten burnu kanamadan kurtulacağından eminim.

8 Kasım 2012 Perşembe

Sürpriz



Her yeni sürümünde biraz daha Unreal'a dönüşmekte olan Call of Duty serisinin son üyesi Black Ops 2 "Surprise" 13 Kasımda zombileriyle birlikte raflardaki yerini alıyor.

5 Kasım 2012 Pazartesi

Reklam reklama benzer

Aşağıdaki reklamlarda kendilerini etkileyen o ilk karşılaşma anını ve yerini birbirine anlatan tipler görüyoruz. Şunu biliyorum ki Renault Clio reklamını görmeden 6 yıl önce Seat Leon reklamını görmüştük.

Otomobil tasarımlarının birbirine benzediği günümüzde, reklamının da reklamına benzemesine şaşırmamak gerek!




30 Ekim 2012 Salı

Bir Bond vardır bende, benden içeru



Skyfall'un tanıtımı için hazırlanmış olan bu viral çalışmada başlangıç seviyesinde de olsa kendinizi James Bond gibi hissedebilirsiniz... İçinizdeki Bond'u ortaya çıkarmak için sadece 70 saniyeniz var.

28 Ekim 2012 Pazar

GSC Call of Duty 2 Harita Listesi

 mp_breakout (Villers Bocage - France)
 mp_brecourt (Brecourt - France)
 mp_burgundy (Burgundy - France)
 mp_carentan (Carentan - France) TacticMap
 mp_dawnville (St. Mere Eglise)
 mp_decoy (El Amain - Egypt)
 mp_downtown (Moskov - Russia) TacticMap
 mp_farmhouse (Beltot - France)
 mp_leningrad (Leningrad - Russia)
mp_rhine (Wallendar - Germany)
 mp_matmata (Matmata - Tunisie)
 mp_railyard (Stalingrad - Russia)
 mp_toujane (Toujane - Tunisie)
mp_trainstation (Caen - France)

-Rostov
-Murmansk

Call of Duty 2 oyun sunucumuzda SD ve HQ ağırlıklı olmak üzere arada CTF de oynuyor, TDM ya da DM oynamıyoruz. Görev adamıyım diyen herkesi oyunlarımıza bekliyoruz, katılmak isteyen sunucu şifresi için lütfen iletişim kursun.

Sunucu için gerekli dosyaları aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz (CoD2/main klasörüne atılacak);

Oyun içinde sunucuları görüntüleyip GorevSeniCagiriyor'ı bularak veya konsol açıp /connect 91.93.122.227 yazarak sunucumuza bağlanabilirsiniz.


22 Ekim 2012 Pazartesi

Suskunlar göreve çağırılıyor



Ay Yapım'ın Pasifik izleyicisi olduğunu biliyorduk, Suskunlar dizisinin jeneriğini yapan arkadaşlar da Call of Duty oynuyorsa beraber oynamak isteriz.


4 Eylül 2012 Salı

Aynı şeyi mi düşünüyoruz?

Rusya'nın Yekaterinburg şehrinin yollarındaki çukurlardan bıkmış birilerinin işleri hızlandırma ve şehirlerine sahip çıkma yöntemi... Önce izleyelim, bakalım sonunda aynı şeyi mi düşüneceğiz?



Şimdi tekrar soralım, aynı şeyi mi düşünüyoruz?

24 Ağustos 2012 Cuma

Pamuk eller ceplere


"Hürriyet ağacı zaman zaman vatanseverlerin ve zorbaların kanlarıyla sulanmalıdır." -Thomas Jefferson

14 Ağustos 2012 Salı

Çuvaldız nerede?

Haber kanalının tanıtımı adına güzel fikir, güzel uygulama ve emeği geçen herkesin eline de sağlık ama reklamverene de şunu demeden geçemeyeceğim, insanları her türlü savaşa, teröre ve şiddete karşı hissizleştirip, elde çekirdek roketlerin, bombaların gökyüzünü ne de güzel aydınlattığını seyreder hale getirirken biraz da ekmek yenilen kaba tükürmek gibi olmamış mı? Yoksa bu gerçek bir özeleştiri mi? Ya da ekranda da bu kadar açık ve dolambaçsız mısınız?

3 Ağustos 2012 Cuma

Keşke


Hep o uzaktan, şehrin kenar mahallelerinden bulduğu karakterler sayesinde "ötekilerin yönetmeni" gibi bir tanımlamaya itmişti beni. Naiflik zaten basit kurgulara ve sadeliğe itiyordu O'nu ve az çoktur diye bağırıyordu. Aslında bu tutumun en güzel örneği Simian Mobile Disco klibiydi. 

Arkasından M.I.A klibi geldi. Bütçe biraz daha büyüdü, şarkı da güzeldi. Batı dünyasının uzak ve anlamakta zorluk çektiği topraklara gitti. Batının ötekilerini aldı kadrajına.  

Son olarak da Jay-Z ve Kanye West'in yanında gördük ismini Romain Gavras'ın, "hadi be" demeden geçemedim. Elinde molotof kokteyli tutan bir protestocu karesini görünce, ister istemez, biraz daha arttı heyecanım. Yine bir ötekileştirilen vardı başrolde. Bir an için "acaba Jay-Z ya da Kanye West midir molotofu tutan?" diye düşündüm, "keşke" dedim.

Keşke verebilseydi sistemin yarattığı kahramanlardan birinin eline o molotofu, kendi ayağına sıktırabilir miydi kurşunu sistemin? Kalkanların ve bariyerlerin üzerine tekmelerle uçurabilir miydi Kanye West'i ya da Jay-Z'yi?  Yapamadı.

Savaş tanrılarının gölgesi altında sisteme başkaldıranlar şarkıda da dediği gibi krala ne ifade ederdi ki?

Edebilirdi!

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Eğitim ve Reform


reformreform
ıslahimprovement, reclamation, reform, melioration
yenilikinnovation, novelty, change, improvement, reform, newness
devrimrevolution, reform, upheaval, reformation
yeniden düzenlemereform, redeployment, reformation, reconversion
yeniden kurmareconstruction, reinstatement, reform

Tüm dünyada yeni para, finans sistemi, sosyal ve kamusal reformlar yapılması şartken bunu göremeyen paraya tapan kapitalistler, oy kazanmak için eğitimi kısıtlayıp halkı aptal yetiştiren ve yönetimleri her zaman ellerinde tuttukları için dünya tarihi boyunca insanların savaşmasına neden olmuş, dünya üzerinden temizlenmesi gereken insanlardır.

Tarih boyunca aydın insanlar ne yapmış ve söylemişse, bu kapitalistler tarafından yetiştirilen dünya halkları hep tersini yapmıştır. Savaşların, açlıkların, haksızlıkların yegane temeli, açlıktan hergün 35.000  çocuğun öldüğü dünyada budur. Dünyanın bu halinin sebebi kapitalizm ve kapitalistlerken, "tamam da alternatif yönetim biçimi yok!" demek gene iyi "eğitildiğimiz" için verdiğimiz bir cevap olmasın sakın?

Eğitim şart!

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Tanrı bakışı

Bilinçaltımızın kendimizi küçük görmesinden olsa gerek, inandığımız şeylerin hep yukarıda olduğunu varsayıyoruz. Hep bizden yukarıda, hep bizi izliyormuş gibi... 

Kuş bakışı yerine çekim açısına bile Tanrı bakışı (God's eye view) diyoruz. Yeah Yeah Yeahs'ın Down Boy'u eşliğinde tanrı gözüyle seyreyleyin dünyayı...

7 Haziran 2012 Perşembe

Haftasonlarını kim sevmez?


2006 Lübnan savaşını yaşamış bir çocuğun gerçek hikayesi üzerine kurulu olan bu kısa film Bassel Shahade tarafından çekilmiş.

29 Mayıs 2012 Salı

Han'a bunu yapmayın

Para kazanmak uğruna Star Wars'a herşeyi yaparsınız biliyoruz; fakat dondurun, gemisine el koyun, Jabba'ya satın, Sarlacc'a atın ama Han'a bunu yapmayın...

War-Toys


Büyüklerin dünyasına çocukların oyuncaklarıyla küçülerek bakmak... Brian McCarty'den War-Toys.

22 Mayıs 2012 Salı

Dr. Shaw'dan mesajınız var

Prometheus'u beklerken radarımız bir mesaj yakaladı. Dr. Shaw'un Weyland'a bu mesajını izliyoruz...

Yer kavgası

Bir zamanlar otobüslerin ön kapıya yakın koltuklarının yanında formika kaplamanın üstüne yerleştirilmiş aluminyum levhada gazi, yaşlı, hamile ve çocuklu bayanlara yer verilmesi ile ilgili uyarı notu bulunur, bu kişilerin zaten üç yüksek basamakla zor tırmandıkları istifleme dolu araçlarda arkaya ilerlemesi mümkün olmadığından ön koltukların onlara tahsis edildiğini hatırlatırdı.

Gel zaman git zaman bu uyarı mesajı belki otoriter rejimlerden kalma diye kaldırıldı, belki de gelişen toplu taşıma sistemimizle oturulacak yer olmayınca binmediğimiz araçların kapısında baraj kurup bu kişilerin binmesine zaten izin vermiyor oluşumuzdan geçerliliğini yitirdi ve görülmez oldu.

Fakat unutulmadı... Unutana da acımasızca hatırlatıldı. Siz siz olun elinde ışın kılıcı olan bir ihtiyara yerinizi vermekte tereddüt etmeyin.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Agent: provocateur

Agent Provocateur derken beğenisi olan güzel kadınların iç çamaşırlarından mı bahsediyordu bilemiyorum ama bu ilk fragmanda çekimleri ile olay yaratmasına rağmen Türkiye'den belirleyici bir kare göremiyoruz bizim çift sıfırlı James Bond'umuzdan...

Yıkın diktiğiniz heykellerimi


 Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim...

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Özgürlük hala en yüce değer değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler...

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı...

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yetmediyse acıeı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın dktiğiniz heykellerimi

Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Muskadan üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadımız kızımız
Budur bizim alın yazımız

Unutun tüm dediklrimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlıyamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetfasını bekleyin şeyhülislamın

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ

Süleyman Apaydın

18 Nisan 2012 Çarşamba

Tarantino alttan alır


David


Sinema girişlerinde lobi kartlarına daldığımız günler vardı. Filmlerden, setlerden karelerin yer aldığı büyük boy basılmış fotoğraflara...

Okul çıkışlarında veya okulun kırıldığı günlerde filme girmesek bile yolu sinemaya denk getirip gelecek programın lobi kartlarına bakardık.

Lobi kartlarının bulunduğu yerlerin en güzellerinden biri Osmanbey Site Sineması girişindeydi. Ortada duran bilet gişesinin arkasında, bulunduğu pasajın arka duvarı boyunca uzanan, sürgülü camlı, floresan aydınlatmalı, metrelerce bir mağbet. Sinemaya çıkan spiral merdivenlerin arkasına kadar uzanan en az 30 metre bu mağbet önce hızlı sonra yavaş ve son kat cila olarak hızlı olmak üzere 3 kere tavaf edilirdi. Tamam çevresinde dönülmüyordu ama bu ritüel manevi hazlar taşıyordu...

Filmlerin öyle dünya ile Avrupa ile eş zamanlı gelmediği zamanlardı henüz, resimlerine baktığımız filmler bir yıl sonra vizyona girebiliyor, bazen hiç vizyona girmeden kayboluyordu.

Başka virale ihtiyacımız olmayan günlerdi, virüsü almıştık zaten.

Genellikle dönemin AVM'leri büyük pasajlardaydı sinemalar, o pasajların alt katlarında. Merdivenleri inildikçe ısının düştüğü, rutubet kokusunun arttığı, seslerin azaldığı, karanlığın başladığı pasajlar. İki şey aydınlatırdı yolunuzu, teşrifatçının feneri ile perdeye düşen o ışık. Salonun karanlığını boydan boya yararak geçen ışık huzmesi havada dans edip perdede hayat buluyordu.

Perdeleri vardı sinema salonlarının, sinema perdesi değil kalın kadife perdeler. Saygıyla açılırdı bilge kitabın cilt kapağı gibi. Lobi kartları da, perde de yok, perdenin açılmasıyla kaybedilecek zamana tahammül de...

Şimdi viraller ile yaşıyoruz. Alacağınız spor ayakkabı, yiyeceğiniz hamburger, gideceğiniz film için virale ihtiyaç var. Önceden hazırlanmalısınız ki gördüğünüz yerde zaman kaybetmeden tüketin. Viralin ne kadar güçlü ise bünyeye de bütçeye etkisi de o kadar iyi.

Viralle tadı kaçan hayatı yaşamak zorunda olan ise ben.

Peki daha filmi izlemeden kendini ifşa eden David, sibernetik beyninle bir cevabın olacak mı bu soruna?

12 Nisan 2012 Perşembe

Yuri geceniz mübarek olsun


1961 senesinde, Klushino'lu bir Rus genci, tenekeden yapılmış bir kapsüle binerek 74 dakikalık bir yolculuğa çıktı...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Hoşgeldin Bebek

Hoş geldin bebek yaşama sırası sende,
Senin yolunu gözlüyor
Kuş palazı, boğmaca, kara çiçek, sıtma, yürek enfarktı, kanser filan,
İşsizlik açlık falan...

Hoş geldin bebek yaşama sırası sende,
Senin yolunu gözlüyor,
Tren kazası, uçak kazası, iş kazası, yer depremi, kuraklık filan,
Karasevda, karasevda, karasevda, ayyaşlık falan…

Hoş geldin bebek yaşama sırası sende,
Senin yolunu gözlüyor,
Hapishane kapısı, hapishane kapısı, polis copu filan,
Senin yolunu gözlüyor,
Sosyalizm sosyalizm falan…

Hoş geldin bebek yaşama sırası sende...

Nazım, 10 Eylül 1961, Laypzig

30 Mart 2012 Cuma

Ege Bamyası

Biraz önce Pedro Almodovar'ın Los Abrazos Rotos filmini seyrederken soundtracklerinden biri çok hoşuma gitti. Hemen iPhone'umdan Shazam'ı açıp şarkıyı buldum; Ege Bamyası - Vitamin C, 1972 yılında Almanya'da yaşayan CAN adlı grubun albümünden bir parçaymış. Albümün kapağını görünce Yandex'e sarılıp araştırayım dedim.

Rivayete göre; can (ken okunur) tayfası albümün kapağındaki konserve ege bamyasına bir restoranda rastlamışlardır (Köln-1972). Türk işçilerin bu dönemde artan oranda akın ettirildiği şehirler arasında üst sıralarda yer alan Köln’de Türk restoranları mantar gibi bitmektedir, stüdyo kayıtlarına ara verdikleri bir öğle üzeri bir şeyler atıştırmak için bu restoranlardan birine dalan Can üyelerinden biri  Ege Bamyası konservesini görür ve “grafiker masrafından kurtulduk arkadaşlar” diyerek konserveyi hemen oracıkta satın alır...

Albümün Parçaları:
1. Pinch
2. Sing Swan Song
3. One More Night
4. Vitamin C
5. Soup
6. I'm So Green
7. Spoon

Filmde rastladığım Vitamin C parçası;


Bir çok alternatifini bulabileceginiz Youtube linki...

20 Mart 2012 Salı

GSC Tumblr'da

Bir süredir sağ kolonda sessizce duruyor, aslında Ocak 2011'den beri orada ve keyfimizce doluyor. Keyifle izlemek, görsel bir bellek oluşturmak için...

17 Mart 2012 Cumartesi

Ya fikrin yoksa?

Yemek yaparken fark ettiniz ki tuz eksik ya da aniden misafir geldi evde kahve yok, oğlanı komşuya bir fincan ile yollar, kapısını çalarsınız... Ya fikriniz yoksa? İçiniz ürpermesin o da komşuda, yollayın oğlanı!


Erkete sağlam mı?


Devrim muhafızlarının gölgesinde Tebriz ve Tahran sokaklarında dolaşan Icy and Sot duvarları konuştururken çok sağlam bir erketeye sahiptirler umarım.

6 Mart 2012 Salı

Devrimde hayatta kalma rehberi


Anonymous'un yurttaşlara devrimde hayatta kalma rehberi, bu aralar size Max Brooks'un zombilerden korunma kitabından daha faydalı olabilir.


5 Mart 2012 Pazartesi

Heil Hitler ulen

Esat Mahmut Karakurt'un romanından, Muzaffer Arslan tarafından sinemaya uyarlanan, başrollerinde Ediz Hun, Filiz Akın ve Yüzbaşı Maximilian rolünde Kadir İnanır'ın yeraldığı, 5 Altın Portakal ödüllü, 1970 yapımı Ankara Ekspresi filmi; Almanya'nın 2. Dünya Savaşı'nı Rus cephesinde aldığı ağır yenilgilere bağlı olarak değil İstanbul ile Ankara arasındaki mesafeyi iyi hesap edemeyip, Türklere çatarak kaybettiğini gösteriyor.

Gafil Alman planının detaylarını aşağıdaki parçada 06:40'tan sonra öğrenebilir, filmin devamını YouTube'da izleyebilirsiniz...



Bir reklam

Anladınız siz! Dear Photograph

Anlamıyoruz

25 Şubat 2012 Cumartesi

Çıkarcı Turkcell



Balık hafızalıyız ama o kadar da değil!

Travis'in 2007 yılı, The Boy with No Name albümündeki Selfish Jean parçası için komedyen Demetri Martin'in yaptığı videodan "esinlenen" ajansa bir dahaki reklamda da aşağıdaki videoyu kullanmasını öneriyoruz. Daha çok tshirt, daha büyük prodüksiyon daha çok para...

14 Şubat 2012 Salı

Jagger bahane Victoria şahane


Maroon 5, Jagger dansı ve Victoria'nın kızları...

"Üçü bir arada, daha ne olsun?" da diyebiliriz ama kızlardan biraz daha olsaydı diyorsanız (kıyafetler işin tadını bozsa da) buradan buyurun.

8 Şubat 2012 Çarşamba

Barış için geliyorlar


Sonunda tamamlanan Iron Sky, Berlin Film Festivali ile ilk gösterimini yapacak ve dünyaya ayın karanlık yüzünde ne olduğunu gösterecek.

Kaslı bebek

BlackMilk'te zevkinize uygun bir kıyafet mutlaka bulursunuz.

Arap Sri Lankalı İngiliz ve Fransız'dan ortaya karışık bahar


Sri Lanka asıllı İngiliz şarkıcı Mathangi Arulpragasam'ın Arap diyarında Fransız Romain Gavras yönetiminde çektiği müzik klibi...

Bu Çince taş aslan yedirir

Yuen Ren Chao'nun Taş evin aslan yiyen şairi şiiri Çin lehçesi Mandarin ile sadece "shi" sesinin farklı tonlamalarıyla okunuyor ve aşağıdaki anlama geliyor;

Taş evde yaşayan Shi adındaki bir şair aslan eti severdi ve on tane aslan yeme sözü verdi. Pazara gitti ve aslanları aramaya başladı, bir gün saat onda on tanesini pazarda buldu. Shi, aslanları okla öldürüp taş evine taşıdı. Evinin çatısı akan Shi uşaklarından etrafı kurulamasını istedi ve aslanları yemeye başladığında fark etti ki aslanlar taştandı... Buyrun buradan yakın.

Çinceyi de söktünüz sayılır!

2 Şubat 2012 Perşembe

Jenerik demişken

Bir önceki başlıktan sonra kapıldığımız umutsuzluk bir nebze de olsa azalacaktır belki...

Doğan Can Gündoğdu tarafından video dersi için hazırlanmış olan bu The Dark Night Rises jeneriğinin animasyon ve modellemeleri ise Günışığı Cihangir tarafından hazırlanmış...

31 Ocak 2012 Salı

Logoluk jenerik

Önce logomuzu;


Sonra da jeneriği izleyelim;


Gollük orta, jeneriklik gol derken logoluk jeneriği bulduk, şimdi jeneriklik bir logo arıyoruz...

26 Ocak 2012 Perşembe

Nazi Almanyası'nda sıradan bir gün


Peki ya Almanlar kazansaydı?...

Hiçbir zaman öğrenemeyeceğimiz, sadece tahminlerden oluşan bir cevabı olacak bu soru işaretinin ama "tarihi kazananlar yazar" sözünden yola çıkarsak, Almanlar kazansaydı başka bir "führer" tanıyacaktık.

Hoş bir müzik eşliğinde verilen görüntülerde hayvanları seven, çocuklarla şakalaşan, onları yanından hiç ayırmayan, milyonların sevgilisi bir Hitler izleyecektik. Kimbilir belki emekliye ayrılmış Alpler'deki dağ evinde ya da Marmaris'teki yazlığında resim yapan biri olacaktı tarihin sayfalarında...

Toplama kampları ve gaz odaları ise ya şehir efsaneleri olarak yer alacaktı günlük yaşamımızda ya da olması gereken olarak...

24 Ocak 2012 Salı

Sınırlı Sorumlu Star Wars Kooperatifi

Yakın zaman önce, bulunduğumuz galakside Casey Pugh'ın liderliğinde başlayan ve katılımcıların internet üzerinden yolladığı 15 saniyelik 472 parça video ile oluşturulan tam uzunlukta bir Star Wars filmi Star Wars Uncut: Director's Cut.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Chaplin doktrin


Büyük sinemacı, büyük oyuncu Charlie Chaplin'den büyük diktatörün büyük konuşması*; The Great Dictator (1940).

*İsteyene özgün görüntü ve Inception film müziği ile

15 Ocak 2012 Pazar

Bir litre ışık


Massachusetts Institute of Technology öğrencileri tarafından geliştirilen Isang Litrong Liwanag (bir litre ışık), Filipinler'in San Pedro ve Manila şehirlerinden başlayarak barakalarda yaşayan fakir halka ışık ulaştırmayı hedefleyen bir proje.

Çoğunda elektrik olmayan, olsa bile hatalı tesisat yüzünden sorunlar yaşanan, ekonomik güçleri yetersiz insanların gündüz bile yağmur ve sıcaktan korunmak için karanlıkta yaşadıkları barakaların ekonomik ve çevreci bir yolla aydınlatılması amacındaki proje, su dolu PET şişeye bir miktar çamaşırsuyu ve tuz eklenerek saç çatıda açılan deliğe çevresi yalıtılarak monte edilmesinden ibaret.

PET şişe çöpünün değerlendirilmesi ile çevreci, neredeyse hiç kaynak kullanmadan su, klorin ve tuzdan oluşarak ekonomik olan projeyle her bir güneş ışığı şişesi 55 Watt'lık ampule denk güçte ışık veriyor ve 2012'de 1 milyon haneye ulaşmak hedefleniyor...

İşte buna parlak proje denir!

Facebooksuz bir dünya