15 Ocak 2015 Perşembe

Bilgi mühimmattır

Kanadalı reklam ajansı Juniper Park tarafından basın özgürlüğüne dikkat çekmek amacıyla CJFE için hazırlanan bilgi mühimmattır kampanyası...


Kampanyaya destek olmak ve daha geniş kitlelere sesini duyurmak isteyen basın mensupları da kendi mühmmatlarını oluşturmuşlar. 

8 Ocak 2015 Perşembe

Afrika'da 2015


90’larda yaşanan kargaşaya kıyasla 2014 Afrika için daha da iyi geçmiş gibi gözükse de, yine de huzurlu ve barış dolu bir yıl olduğunu söylememiz zor.
Güney Sudan‘da ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde iç savaş, Sahel ve Nijerya’da ayaklanmalar ve Gine Körfezi’ndeki korsan sorunu 2014’de Afrika’da yaşanan krizlerin sadece birkaçı. Afrika’da sorunlar bitmek bilmiyor ve muhtemelen 2015 de buna benzer geçecek.
Güney Sudan’da iç savaş 1 yıldır devam etmekte ve hala aynı hızla sürüyor. Ne Güney Sudan başkanı Salva Kiir Mayardit’in, ne de rakibi Riek Machar’in bir dahaki yağmur sezonuna – askeri operasyonlara lojistik nedenlerle ara verilmesi - kadar durması için hiçbir neden yok gibi gözüküyor.
Teorik olarak bu dönemde barış için bir umut var, fakat pratikte barış dönemine girilebilmesi için reel politik üzerinden bir durum değerlendirmesi yapmamız gerekir. Bu durumda bölgede barış için şu secenekler akla gelebilir; taraflardan birinin – veya her ikisinin – büyük bir askeri yenilgiye uğraması veya uluslararası yaptırımların devreye girmesi ki bunların hiçbiri muhtemel gözükmüyor. Güney Sudan’daki iç savaşın ikinci yıldönümünü büyük bir ihtimal göreceğiz. Sudan’ın yakın tarihte yaşadığı şiddet ve de özellikle ülkenin ikiye bölünmesi bu iç savaşı körüklüyor.
Darfur sorunu belki eskisi kadar medyanın gözü önünde değil ama vahşette bir azalma da söz konusu değil. Etnik kıyımın yaşandığı bir diğer bölge ise Nuba dağları. Bunlara ekleyebileceğimiz - yukarıdakilere oranla - daha küçük çapta çatışmalar var Sudan’da.
Eğer bir rejim değişikliği olmaz ise 2015’de bu bölgede büyük değişiklikler beklemek yersiz. Ömer el-Beşir iki senedir süren gösterilere rağmen hala tahtında oturmaya devam ediyor fakat Tunus (Zeynel Abidin Bin Ali) ve Burkina Faso (Blaise Compaoré) örneklerinde gördüğümüz üzere süresiz zaman iktidarda kalmak çok zor.

*
Aynen Darfur’da olduğu gibi Orta Afrika Cumhuriyet’indeki kriz de medyanın gündeminden düşmekte. Ülkeye gönderilen barış güçleri birçok bölgede kontrolü sağlamış olsa da, Catherine Samba-Panza başkanlığındaki geçici yönetimin elinden hiçbir şey gelmiyor.
Fransa’nın da ülkedeki askeri gücünü küçültmeye başlamasıyla, isyancilar ve milis güçleri kırsal kesimdeki - hatta başkentin bazı kısımlarında - kontrollerini arttıracak gibi gözüküyor.
*
Nijerya’yı incelediğimizde en büyük sorunun Boko Haram olduğunu görmemek imkansız. 2014 süresince Nijerya ordusu birçok kere örgütün sonunu getirdiğini ifade etti fakat gelinen noktada Güney Sudan’da barışın gelebileceğini düşünmek bile daha inandırıcı. Bazı başarılar kazanılmış gibi gözükse de Boko Haram eskisi kadar güçlü. Son bir senede çatışmaların başladığı süreden bu yana ölen insandan daha fazlası hayatını kaybetti Nijerya’da. Ülke yönetimi askeri harcamaları ve asker sayısını ne kadar arttırırsa arttırsın bu krizin de yakın dönem içinde biteceğini düşünmek zor.
Ufak da olsa bir umut var Nijerya için ve o da ülkedeki çok da çekişmeli geçen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bitmesi ve normale yakın bir politik hayatın devreye girmesi. Boko Haram örgütü daha önce iç politika malzemesi olarak kullanılmış ve çeşitli gruplar tarafından desteklenmişti. Şu an örgüt tamamen bu grupların kontrolünden çıkmış durumda, bu nedenle önceden belirttiğim gibi umutlar az.

*
El-Kaide bağlantılı gruplar hala Sahel - özellikle de Mali’nin kuzeyinde - bölgesinde çok etkili durumdalar. 2013’de Cezayir’de In Amenas doğalgaz tesisine düzenlenen çapta bir saldırı olmadı ama bu büyüklükte terör eylemlerinin gerçekleşme riski geçerliliğini koruyor.
Mali’den ayrılmak isteyen Tuareg kabileleri de bölgedeki başka bir sorun. Birleşmiş Milletler ve Fransa’nın buradaki etkinliği sayesinde yapay bir sessizlik ve istikrar var. Bu güçlerin bölgede olması sebebiyle büyük çaplı çatışma riski az.
Bu arada Libya’da General Halife Belkasim Hafter’in kumandasındaki seküler güçler ile radikal dinci gruplar arasında yoğun çatışmalar devam ediyor.

*
Bütün bu çatışmaların belki de en büyük ortak noktası çok uzun zamandır devam ediyor olması. Afrika’da sorunlar ne yazık ki yukarıda yazdıklarımla bitmiyor fakat 2015’de daha neler görebiliriz sorusunu da sormamız gerekiyor.
Bu sene Afrika’da seçimler başlıyor, bunlara kısaca bakmak gerekirse: Nijerya’daki durumu zaten yukarıda beraber inceledik.
Fildişi Sahili: Son başkanlık seçiminden beri devam eden iç savaş, bu sene şiddetini arttırarak sürebilir.
Togo: Faure Essozimna Gnassingbé’nin uzun süreli iktidarına karşı ayaklanan halk, 2015’de tekrar adayligini ilan etmesiyle muhtemelen gösterilerin boyutunu değiştirecek. Burkina Faso benzeri bir durumun burada gerçeklesmesi yüksek bir olasılık.
Burundi: İç savaşın eşiğinde bir ülke olması sebebiyle seçimler bir takım zorluklar yaratabilir.

*
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde ve Batı Sahra’da devam eden çatışmalar, Boko Haram ve Orta Afrika Cumhuriyet’indeki iç savaşın Kamerun’a yansıyan sorunları, Mısır’da ve Tunus’ta halen terörün devam etmesi, Somali’deki sorunlar, Kuzeydoğu Kenya eyaleti, Etiyopya ve Eritre arasında çıkması muhtemel bir savaş derken 2015 Afrika için çok sıkıntılı ve şiddet dolu bir yıl olacak gibi gözüküyor.