16 Eylül 2015 Çarşamba

Yazıyla yediyüzyetmişbeş

4 Mayıs 1945 tarihinde çekilmiş olan bu güleç yüzlerle dolu fotograf karesindeki hanımefendiler Ruslar'ın özel görevler için yetiştirmiş olduğu 3. Şok Ordusu'nun mensupları. Savaşın sonuna doğru insan gücü gerektikçe orduya alınan bu kadınlar Rus Ordusu'nda 2000 civarında olduğu düşünülen, savaş boyunca resmi 12.000 ölümün altında tutulmuş nefesleri bulunan kadın keskin nişancıların sadece 12'si. 

İsimlerini, cinsiyetlerini, savaşa rağmen gülen yüzlerini bir kenara koyacak olursak onlar sadece asker ve onlar sadece keskin nişancı. Onları bu karede toplayan ise fotograf karesinin arkasında kalan ve kayıtlara geçmiş olan 775 ölü.

Fotografın en dikkat çeken noktası her ne kadar yıkanmış, fön çekilmiş saçlar ve gülen yüzler olsa da aslında tüfeklere dokunan, belki de yıllarca hiç krem yüzü görmemiş ama hiç de titrememiş olan parmaklar bu kareyi ölümsüz yapan. 


Ölümsüzlük demişken bu başlık altında Lyudmila Pavlichenko'yu da anmadan geçmemek gerek. 

12 Eylül 2015 Cumartesi

Deng Thiak Adut

Üniversitesinin kurumsal kimliğini değiştirmesinin ardından yaptığı tanıtım filmleri sayesinde kendisinden haberdar olduğumuz Deng Thiak Adut, altı yaşında ailesinden koparılıp Sudan'da çocuk savaşçı olmaya zorlanmış biri. Oniki yaşında sırtından yaralanıyor ve kader dedikleri bu olsa gerek bu sayede özgürlüğüne kavuşuyor.

Hayatının ikinci yarısına ise aşağıdaki videoda da izleyeceğiniz üzere Avustralya'da devam ediyor. Adut'un yaşamının birbuçuk dakikalık bu kısa özeti bir yandan da medeniyetin beşiği olarak görülen bu topraklardan batı dünyasına doğru akan göçmen dalgasının da özeti gibi aslında...