5 Kasım 2017 Pazar

Dünya küçük



Orduların etkileşimleri sonucu üniformalarındaki benzerliklere alışığız fakat 1896'da Çar'ın giymiş olduğu üniformanın bir benzerini 2017'de Prens'in üzerinde görünce insan, bu kadar da benzerlik olmaz diyor. Küçük bir araştırma sonucunca ise dünya küçük dedirten bir bilgiyle karşılaşıyorsunuz.

Öncelikle üniformadan bahsedecek olursak,  İngiliz Kraliyet Ordusu'nun birimi olan "Irish Guard"lara ait olan bu kıyafet "Colonel in chief" ünvanına sahip olanların giymiş olduğu üniforma. Bu ünvan ise genellikle kraliyet ailesinden olup törenlerde ya da özel durumlarda birliğe liderlik edecek olan kişilere verilen bir rütbe denebilir.

Dünya'nın küçük olduğu kısmına gelecek olursak da, Çar'ın giymiş olduğu kıyafetin aslında benzerliğin de ötesinde "Colonel in chief" rütbesi ile giyilmiş olması. Çar bu ünvanı alabilmiş olmasını ise  eşine, aynı zamanda Kraliçe Viktorya'nın torunu olan Aliks'e (Alexandra Feodorovna) borçlu. Düğün kutlamaları esnasında Kraliçe tarafından verilen bu ünvan sonrası kaleme aldığı teşekkür yazısında Çar, kelimelerin şaşkınlığı ifade etmekte yetersiz kaldığını ve önceki sene görüp çok beğendiği bu birliğin üniformasını giymekten mutluluk duyacağını belirtiyor. 

Çar Nikolay vermiş olduğu bu sözü iki sene geçmeden İskoçya'da Kraliçe'ye yapmış olduğu ziyarette yerine getiriyor ve Bolşevikler tarafından idam edilene kadar da "Irish Guard"ların lideri olarak kalıyor.



28 Ağustos 2017 Pazartesi

Başa sarıyoruz


Hikayesi, anıları kaydedip tekrar oynatabilen bir buluş üzerine kurulu olan Rememory'de Peter Dinklage kaydedilmiş hatıraları üzerinden bir cinayeti çözmeye çalışıyor.

28 Temmuz 2017 Cuma

Sunshine, so bright

Hakkında bilgi sahibi olmasak "elin oğlu ne güzel yapıyor" dedirtecek, dinlerken derin bir "ohh" çektiren türden...


23 Haziran 2017 Cuma

Cuma'ya ağıt*

Cumaları buralara gelmeyeli bile çok olmuştu. Neşemizin ağıta dönüştüğü günlerdi. Sosyal medya girmişti aramıza, görüşemiyorduk. Görüştüğümüzü sanıp görüşemediğimiz, facebook ile yakınlaştığımızı sanıp uzaklaştığımız günler...

Hissiz, temassız, endişeli günler...

Bırakın arkadaşları aileler bile facebook ile mesafelere, skype ile hasrete razı olmuyor mu? Bizimkisi laf ü güzaf.

Ama müzik* bize neredeysek ulaştı, dokundu ve alıp götürdü dalgaların üstünde. Bugün de kaçan günlerin hatrına; biri parçanın, diğeri grubun adı iki parça ile... Birbirinden bağımsız ama birbiri içinde...

Biri aleve uçan güve kelebekleri olarak çaresizce buraya gelen bizi tarifliyor, diğeri genç ve korkusuz günleri, günlerimizi...


8 Nisan 2017 Cumartesi

Geberiyorum

Henüz 15 dakikayla kaçırmış olsak da düne adanmış müziği atladık diye hayıflanırken, hiç de atlanmayacak bir haberi iki haftadır ne duymuş, ne görmüşüz.

Athena Nazım Hikmet'in satırlarına ses olmuş da haberimiz olmamış.

Geçip gitmiş günler...


Günler

Geçip gitmiş günler gelin
Rakı için sarhoş olun
Islıkla bir şeyler çalın
Geberiyorum kederden

İlerdeki güzel günler
Beni görmeyecek onlar
Bari selam yollasınlar
Geberiyorum kederden

Başladığım bugünkü gün
Yarıda kalabilirsin,
Geceye varmadan yahut
Çok büyük olabilirsin

Geberiyorum single albüm kapağı